YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15994
KARAR NO : 2009/6191
KARAR TARİHİ : 04.05.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan Gelmak Ltd. Şti. ve Gürkomp Komp.Bas.Kaplar San.Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacıların ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava,davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların mirasbırakanı sigortalı …’nin öldüğü iş kazasında sigortalının % 25, davalıların %75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına 7.000.00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 5.000.00’er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacıların maddi zararları SGK tarafından karşılanmış olduğu anlaşıldığından maddi tazminat istemlerinin reddine,
2-Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacılar…ile …için ayrı ayrı 7.000.00’er TL. manevi tazminatın ölüm tarihi olan 12.09.1996 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan davacı…için 840.00 TL. ve davacı …için 840.00 TL. olmak üzere toplam 1.680.00 TL. avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden aynı Tarife uyarınca (Tarife’nin 12. maddesi dikkate alınarak) davacı…için 500.00 TL. Ve davacı …için 500.00 TL. olmak üzere toplam 1.000.00 TL. avukatlık ücretininde davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan toplam 814.00 TL. yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 569.80 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan toplam 66.10 TL. yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 19.83 TL. Yargılama giderinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine kalan kısmın davalıların üzerinde bırakılmasına,
5-Alınması gereken 756.00 TL. karar ve ilam harcından peşin alınan 270.15 TL. harcın düşümüşle kalan 485.85 TL. harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 270.15 TL. nispi harç ile 4.96 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 275.11 TL. harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine”, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 04.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.