Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/16346 E. 2009/16688 K. 21.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16346
KARAR NO : 2009/16688
KARAR TARİHİ : 21.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 10.09.1992-03.02.2003 tarihleri arasında (1995 yılının 6. ile 11. ayları arasındaki süre dışında) çalıştığının karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine ,
2-Davacı, davalıya ait lojman işyerinde 10.09.1992-03.02.2003 tarihleri arasında (1995 yılının 6 ile 11 ayları arasındaki süre dışında) geçen ve SSK’na eksik bildirilen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının ispatlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin belirlenmesinde güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer delillerle dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacının dava dışı ..10244 sicil nolu işyerinden 1993 yılında 20 gün, ..11328 sicil nolu işyerinden 1995 yılında 120 gün çalışmaları bulunduğundan ve davacının 01.12.1995 tarihinden önceki çalışmalarının tespitine ilişkin isteminin 506 sayılı Kanunun 79/10 bendi gereği 5 yıllık hak düşürücü süreden reddi gerekir. Davalıya ait ..3220 sicil nolu işyerinden ise 15.10.2000-30.04.2002 tarihleri arasındaki çalışmaları yapılan müfettiş incelemesi sonucu tam olarak bildirilmiştir.Dosya içindeki belgelerden davacının kapıcı dairesine oturmaya başlamasına yönelik karar olmasa da 2002-2003 yıllarında bazı yazışma ve resmi belgelerde kapıcı adı altında davacının imzasının bulunduğundan, 01.05.2002-03.02.2003 tarihleri arasındaki döneme ait davanın kabulü doğrudur. Ancak 01.12.1995-14.10.2000 tarihleri arasındaki dönemle ilgili olarak yetersiz soyut tanık beyanı dışında delil bulunmadığından bu döneme yönelik araştırmanın eksik yapıldığı açıktır.
Yapılacak iş; eksik incelemeye konu 01.12.1995-14.10.2000 tarihleri arasındaki dönemle ilgili olarak davacının çalışmasının geçtiğini iddia ettiği davalı lojmanının daire sayısı , kalorifer tesisatının özellikleri, bu dönemde başka kapıcı ve kaloriferci çalışıp çalışmadığı, ikamet edenlerin isim listesi, varsa çalışan kapıcı ve kalorifercilere yapılan ödeme belgeleri, lojman yönetim kurulu oluşumu ile ilgili belgeleri istenmeli, söz konusu dönemde lojmanda oturan ve çalışan kayıtlı kişiler varsa bunlar arasından , ayrıca komşu olan diğer işyerlerinde çalışma tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının arasından resen seçilecek tanıklardan; çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı davacı çalışmalarının sürekli olup olmadığı üzerinde durularak, yöntemince beyanlarını almak, dinlenen tanıkların yukarıda açıklanın özelliklerde davacı ile beraber çalışan ve komşu işyerlerinde çalışan kayıtlara geçen kişiler olması halinde bunların da beyanlarını değerlendirmek, davacı dışında lojmanda çalışanın bulunması halinde işyerinin kapsam ve kapasitesi belirlenerek, lojmanın ihtiyacı da göz önünde bulundurularak, çalışma olup olmadığı yönünde gerekli bilgi ve belgeleri toplamak , işyerindeki ve davalılara ait işyerlerinde gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.