Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/1638 E. 2008/18951 K. 04.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1638
KARAR NO : 2008/18951
KARAR TARİHİ : 04.12.2008

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 31.1.1997 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 3201 sayılı Yasaya göre, yurt dışı hizmetlerini borçlanan ve buna bağlı kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacının uzun sayılabilecek bir süre sonra yaşlılık aylığından yararlanma koşullarından biri olan yurda kesin dönüş koşulunun bulunmadığının anlaşılması üzerine, Kurumca;borçlanmasının ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin iptali ile yurtdışı işsizlik yardımının kesildiği 31.01.1997 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 3201 sayılı Yasa uyarınca yaptığı borçlanma işleminin ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin iptaline,davacıya dava tarihini takip eden aybaşı olan 01.10.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanmasına,fazla istemin reddine karar verilmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten 3201 sayılı Yasa’dan yararlanmak suretiyle 506 sayılı Yasa’da öngörülen yaşlılık sigortası kapsamına girmek isteyen Türk Vatandaşlarının yaşlılık aylığından yararlanma koşulları ile yurt içinde çalışıp 506 sayılı Yasa kapsamında bulunan Türk Vatandaşlarının yaşlılık aylığından yararlanma koşulları zorunlu bir farklılık dışında birbirine koşut hale getirilmiştir. Şöyle ki; 506 sayılı Yasanın 60.maddesinde öngörülen ve yaşlılık aylığından yararlanma koşulları olarak belirlenen; “yaş”, “sigortalılık süresi”, “prim ödeme gün sayısı”, “işten ayrılma” ve “yazılı istekte bulunmak” koşulları 3201 sayılı Yasanın 6.maddesinde de aynen kabul edilmiş, sadece; Türkiye’de çalışanların “işten ayrılma koşulu” burada; “yurt dışındaki ülkeden ayrılıp Türkiye’ye dönüş” biçiminde belirlenmiştir. Şu duruma göre; Sosyal Sigortalar Kurumu; yurt içinde kesin çalışan sigortalılar için; aradığı; işten ayrılma koşulunu yurt dışında çalışanlar içinde yurda dönüş koşulu olarak araması ve işlemleri buna göre yürütüp tamamlaması zorunludur.
3201 sayılı Yasa, 6.madde (B) fıkrası, yurt dışından kesin dönüş yapılmasına ve kendilerine yaşlılık aylığı bağlanmasına karşın, yurt dışında çalışmak isteyenler yönünden Kurumca yapılması gereken işlemleri belirlemiştir. Buna göre;yurt dışından kesin dönüş yapan bir kimsenin yeniden yurt dışında çalışması halinde; çalıştığı süre kadar yaşlılık aylığı kesilecek bu kişinin yurda dönüşünde; isterse çalıştığı süre kadar borçlanmak suretiyle; yaşlılık aylığı oran ve miktarı artırılacak, isterse, eski aylık olduğu gibi ödenmeye devam edecektir. Böylece denilebilir ki, 3201 sayılı Yasa sisteminde yeniden yurt dışı çalışma söz konusu olduğunda, yaşlılık sigortasından bağlanan aylıklar ödenmemekte ve sosyal güvenlik askıya alınmaktadır. Bu durumun sonucu olarak, yaşlılık aylığı bağlanması sırasında, yurda kesin dönüş koşulunun gerçekleşmediği anlaşılırsa, yapılacak işlem; veya uygulanacak yaptırım; yaşlılık aylığının bağlanmaması ve kesin dönüş tarihine kadar işlemlerin hukuken askıya alınması, istek olduğunda yatırılan borçlanma bedelini iadesidir. Yaşlılık aylığı bağlanmış olması halinde ise bağlanan aylığın kesilmesi ve ödenen aylıkların geri alınmasıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 30.04.1973-23.07.1992 tarihleri arasındaki çalışmalarını 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlandığı, davalı Kurumca davacının tahsis talebi üzerine 01.08.1993 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, 25.07.1992 tarihinde kesin dönüş yaptığını beyan ettiği halde davacının 25.12.1993 tarihine kadar yurtdışında çalıştığı, 26.12.1993-31.01.1997 tarihleri arasında işsizlik yardımı aldığı gerekçesiyle borçlanma işleminin ve yaşlılık aylığının bağlandığı tarihten itibaren iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının borçlanma işleminin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline yönelik kararı yerinde ise de davacının yurtdışında çalıştığı ve işsizlik yardımı aldığı süreler yönünden yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesi doğru değildir.Davacının borçlanma işleminin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile yurtdışından aldığı işsizlik yardımının kesildiği 31.01.1997 tarihini takip eden aybaşı olan 01.02.1997 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendinin silinerek, yerine,
“1-Davanın kısmen kabulü ile, davacının 3201 sayılı Yasa uyarınca yaptığı yurtdışı borçlanma işleminin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline,
Davacıya yurtdışından aldığı işsizlik yardımının kesildiği 31.01.1997 tarihini takip eden aybaşı olan 01.02.1997 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ,fazla istemin reddine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 04.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.