Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/16443 E. 2009/15756 K. 07.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16443
KARAR NO : 2009/15756
KARAR TARİHİ : 07.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 3201 sayılı yasa gereğince 1.2.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı 3201sayılı Yasa gereğince 1.2.1999 tarihinden itibaren yaşılılık aylığına hak kazandığının tesbitini istemiştir.
Mahkeme yazılı gerekçelerle istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının Almanya’da 9.3.1973-2.7.1996 tarihleri arasında geçen 8393 günlük çalışmasını 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanarak 3.10.1996 tarihinde ödediği talebi üzerine koşulları oluştuğundan 1.12.1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı ancak 18.1.1997 tarihine kadar işsizlik yardımı aldığı, dolayısıyla kesin dönüş kuşulunu yerine getirmediği gerekçesi ile 3201 sayılı Yasa borçlanmasının ve yaşlılık aylığının iptal edilidiği Yargıtay’ca onanarak keşinleşen İzmir 3. İş Mahkemesinin 30.5.2005 tarih , 2005/439 sayılı kararı ile kurum işlemi iptal edilerek davacının 1973-1996 yılları arasındaki 8393 günlük borçlanmasının geçerli olduğuna karar verildiği davacının 25.7.2006 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığına ilişkin beyan ve taahhüt belgesi dikkate alınarak kesilen yaşlılık aylığının kurumca tekrar 1.8.2006 tarihinden itibaren bağlandığı görülmüştür.
3201 sayılı Yasa’nın 6/a maddesi gereğince aylık tahsisinin yapılabilmesi için yurda kesin dönülmüş olması şarttır. Bu koşulun titizlikle araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği açıktır. Ancak mahkemece bu konuda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, davacının 25.7.2006 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığına ilişkin beyan ve taahhütü ile İzmir Emniyet Müdürlüğünden davacının 1999-2006 tarihleri arasındaki yurda giriş çıkışlarını gösteren yazısının dikkate alınmadığı, dosyadaki mevcut 12.5.2006 tarihli Alman Sigorta Mercii yazısının tercüme ettirilerek incelenmediği davacının dava dilekçesindeki ve vekaletnamedeki adresinden kesin dönüş tarihi ile ilgili Emniyet vasıtasıyla araştırma yaptırılmadığı, iligili muhtarlıktan bu konuda bilgi alınmadığı delillerin tümüyle toplanmaksızın yetersiz bilirkişinin görüşleri doğrultusunda karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 7.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.