Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/16535 E. 2009/16859 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16535
KARAR NO : 2009/16859
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme cezasının iptali ile itirazı kayıtla ödemenin geri alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, davacıların eksik işçilik bildiriminde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme cezasının iptali ile itirazı kayıtla yapılan ödemenin geri alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, dosyaya ekli 30.03.2008 tarihli bilirkişi raporu gereğince istemin kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olduğundan usul ve yasaya aykırıdır.
506 sayılı Yasanın 79. maddesi, “Bu Kanunun 83 üncü maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından ihale yoluyla yaptırılan her türlü işler, gerçek veya tüzel kişilerce yapılan inşaatlardan dolayı yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır” Düzenlemesini içermekte olup; 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ve diğer hükümler birlikte değerlendirildiğinde, Kuruma kendisine bildirilen ve bildirilmeyen işçilik yönünde inceleme yetkisi açıkça verilmektedir. 6.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’dan önce durum bu merkezde olduğu gibi 506 sayılı Yasa’da değişiklik yapan 4958 sayılı Yasa’nın 37. ve 49. maddeleri gereğince de Kurumun ölçümleme hakkının bulunduğu açıktır. Y.H.G.K.’nun 21.11.2001 günlü 2001/965 Esas, 2002/1038 Karar sayılı Kararı da aynı yöndedir.
Kurum işin genel niteliğini, işte kullanılan teknik yöntemleri, işin büyüklüğü, tamamlama süresini, işyeri koşullarını, istihkak tutarlarını kısaca işçilik bildirilmesi gereken işle ilgili tüm verileri gözetmek, gerekirse emsalleriyle kıyaslamak, mahallinde işi bizzat denetlemek, kısaca işle ilgili tüm verileri dikkate alarak bildirilmesi zorunlu işçilik oranını ve miktarını saptamak yetkisine sahiptir.
Davanın yasal dayanağına ilişkin bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince, Kahraman Maraş Belediye Başkanlığı tarafından ihalesi yapılan Karasu içme suyu isale hattı inşaatını yapımını davacının üstlendiği, işin tamamlanmasını takiben teminatın çözülmesi için Kuruma başvurulduğunda davalı Kurumun, ihale makamından malzeme alınmak suretiyle işin yapıldığından bahisle Asgari Ücret Tespit Komisyonundan asgari işçilik oranının belirlenmesini istediği ve buraca belirlenen % 13.70 asgari işçilik oranına göre fark prim tahakkuk ettirildiği, davacının itirazı üzerine Kurumca verilen ret kararı üzerine süresinde bu davanın açıldığı tartışmasızdır. Uyuşmazlık davaya konu ihaleli iş nedeniyle davacının Kuruma eksik işçilik bildirimi olup olmadığı varsa miktarının ne olduğunun tespitine ilişkindir.
Mahkemece, ihale kapsamındaki işi imalat gurupları ve hak edişlere göre sınıflandırarak, her bölümün işçilik miktarını toplayıp bunu toplam hak edişe oranlamak suretiyle, yapılan işte uygulanması gerekli işçilik oranının ve giderek bildirimi gerekli asgari işçilik miktarının belirlenmek suretiyle yapılan hesaplamam sonunda, eksik işçilik bildiriminin bulunmadığına ilişkin yetersiz bilirkişi görüşü ile sonuca gidildiği açık olup bu haliyle raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığı ortadadır
Yapılacak iş; dava konusu, içme suyu isale hattı inşaatı işi nedeniyle, tüm belgeler dosyaya eklenerek bu işle ilgili uzman inşaat mühendisi, mali müşavir ve deneyimli hukukçu bir bilirkişiden oluşan heyete, dava dosyası, işyeri ve konu ile ilgili tüm SGK belgeleri tevdi edilerek işin genel niteliği, işte kullanılan teknik yöntemler, işin büyüklüğü, tamamlama süresi, işyeri koşulları, istihkak tutarları SGK ‘nun asgari işçilik oranlarını gösteren genelgelerini gözetmek, gerekirse emsalleriyle kıyaslamak, mahallinde işi bizzat denetlemek, kısaca işle ilgili tüm verileri dikkate alarak, dava konusu iş nedeniyle gerçek biçimde bildirilmesi zorunlu işçilik oranını ve miktarını belirlemek ve belirlenecek bu işçilik oranına göre işverenin prim borcu bulunup bulunmadığını saptamaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.03.2006 gün ve 2006/42 Esas,2006/104 Karar sayılı ilamı da aynı yöne ilişkindir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.