YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16756
KARAR NO : 2009/14916
KARAR TARİHİ : 16.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezasına ilişkin 2008/849 sayılı takip dosyasıyla çıkarılan ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yargı yolu nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe davacı hakkında tahakkuk ettirilen idari para cezasıyla ilgili 2008/849 sayılı takip dosyası kapsamında çıkarılan ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir
Mahkemece davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesinde dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden 2000 yılı 4. ayına ait ek bildirge verilmemesi nedeniyle çıkarılan idari para cezasının davacıya 11.11.2000 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 13.11.2000 tarihinde para cezasına karşı itirazda bulunduğu bu itirazın Komisyonun 29.2.2008 tarihli kararı ile reddedildiği ve ret kararının da davacıya 2.4.2008 tarihinde tebliğ edildiği, yine 2000 yılı 7. aya ait bildirgenin verilmemesi nedeniyle çıkarılan idari para cezasının davacıya 22.7.2002 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 26.7.2002 tarihinde bu para cezasına karşı yaptığı itirazın Komisyonca 29.2.2008 tarihli kararı ile reddedildiği ve ret kararı da davacıya 2.4.2008 tarihinde tebliğ edildiği, 2008/849 nolu takip dosyasında 7.596,26 TL tutarında tahakkuk ettirilen ödeme emrinin de davacıya 2.4.2008 tarihinde Komisyonun itirazın reddine dair kararı ile aynı gün tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 80/5 ve 6183 sayılı Yasa’nın 58. maddeleridir. 506 sayılı yasanın 80/5.maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. 6183 sayılı Yasa’nın 58/1. .maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs,böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabilir.
İdari para cezalarına ilişkin olarak 506 sayılı Yasa’nın 140. maddesindeki düzenlemede “İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenir veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî para cezası kesinleşir. Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenmeyen idarî para cezaları, bu Kanunun 80 inci maddesi hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz ve yargı yoluna başvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idarî para cezalarına karşı Kuruma itiraz etme veya yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak, Kurumca itirazın reddedilmesi veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, 80 inci madde hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir” denilmektedir.
Bu düzenleme karşısında İdari para cezalarının tahsili için davalı Kurumca 6183 sayılı Yasa gereğince çıkarılan ödeme emrinin iptali için açılacak davaların İş Mahkemesinde görüleceğinin kabulü gerekir.
Yapılacak iş; davacının komisyon kararına karşı idare mahkemesinde dava açıp açmadığını araştırmak, dava açtığının saptanması durumunda idare mahkemesindeki davanın sonucunu beklemek ve çıkacak sonuca göre karar vermek idare mahkemesinde dava açılmadığı ve dava açma süresinin geçirilerek, idari para cezasının idari aşamada kesinleştiğinin saptanması durumunda ise işin esasına girilerek karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.