YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16757
KARAR NO : 2009/15278
KARAR TARİHİ : 23.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 20.05.1989-15.10.2001 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davacının 20.5.1989-,15.10.2001 tarihleri arasında davalılar murisinin işlettiği işyerinde kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiştir
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Somut olayda mahkemece hiçbir kayıt ve belge getirtilmeden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Kaldı ki davalı SSK vekili cevabında davacının davalılar murisi işyerinden 1.2.1994-15.10.2001 tarihleri arasında kesintili çalışmalarının bildirildiğini,yine bu dönemde başka işyeri nolu işyerlerinden de bildirim yapıldığını beyan ettiğine göre davacının SSK sicil dosyası, işyeri dosyası ve kayıtları getirtilip çalışmaların kesintili veya kesintisiz geçip geçmediği saptanmadan hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. 1.2.1994 tarihinde bildirimin yapıldığının ileri sürülmesine göre bu tarihli işe giriş bildirgesi veya Kuruma yapılan 1.2.1994 bildirim tarihinden sonraki dönem için hak düşürücü sürenin dolmayacağının gözetilmesi gerekir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak özellikle kamu düzenine ilişkin olan bu tür hizmet tespiti davaları resen araştırmayı gerektirdiğinden hiçbir kanıt toplanmadan davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.