Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/16915 E. 2009/7681 K. 02.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16915
KARAR NO : 2009/7681
KARAR TARİHİ : 02.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı iş verenin tüm davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacıların miras bırakanı sigortalı Mehmet Erdem’in öldüğü iş kazasında sigortalının % 45, davalı işverenin % 55 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı baba… …ve anne … yararına ayrı ayrı 10.000.00’er TL, eş … yararına 20.000.00 TL ,çocuklar…,… ve … yararına ayrı ayrı 10.000.00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken anne ve baba ve çocuklar yararına 5.000.00’er TL davacı eş yararına 10.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Maddi tazminat isteği ile ilgili dava atiye terk edildiğinden bu alacakla ilgili olarak hüküm kurulmasına yer olmadığına,
2-Davacılar baba …, anne … ve eş…’in manevi tazminat isteminin kısmen kabulu ile baba… ve anne Fatma için ayrı ayrı 10.000.00’er TL,eş … için 20.000.00 TL davacı çocuklar…, … ve … için ayrı ayrı 10.000.00-TL manevi tazminatın 10.08.2005 ölüm tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Alınması gereken 3.780.00-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin ödenen 972.00 TL harcın mahsubu ile kalan 2.808.00-TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından peşin yatırılan 11.20 YTL başvurma harcı ve 972.00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan toplam 982.00TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 834.70TL nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,kalan miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden davacı … ve … için ayrı ayrı 1.200.00-TL, davacı … için 2.300,00-TL davacılar …, … ve … için ayrı ayrı 1.200,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı tarafın yaptığı davetiye ve müzekkere giderinden oluşan toplam 11.50.TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 3.00 TL’nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 60.00-TL temyiz başvuru harcının taraflarca yatırılmış olduğu anlaşılmakla, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edelere yükletilmesine, 2.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.