Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/16919 E. 2009/6564 K. 07.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16919
KARAR NO : 2009/6564
KARAR TARİHİ : 07.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz edenin sıfatına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece maddi tazminat isteminin talep gibi kabulüne manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 49 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30, davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 9.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 2.500,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“ 1- Davacının maddi tazminat isteminin taleple bağlı kalınarak kabulüne manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, 1000,00 TL maddi tazminat ile 9.000,00 TL manevi tazminatın 20.9.1998 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine
2-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 500,00 TL, manevi tazminat miktarı üzerinden 1.080,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aynı tarife uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden 500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine
3-Davacı tarafından yapılan toplam 518,37 TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 470,00 TL nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına
4-Davacı adli müzaharetten yararlanıp peşin harç yatırmadığından alınması gereken 540,00 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan 4.96 TL başvuru harc giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 7.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi