Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/17580 E. 2009/7120 K. 25.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17580
KARAR NO : 2009/7120
KARAR TARİHİ : 25.05.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan… Kalker ve Mad.İşl.İnş.San.Tic.Şti. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davalı… Kalker ve Madencilik İşlem. İnş. San. Tic. Ltd. Şti ile davacılardan … ve … dışındaki davacıların tüm, davacılar … ve …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine
Davacıların yakını olan sigortalı …’ın öldüğü iş kazasında sigortalının % 20, davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılar anne … ve baba … yararına ayra ayrı 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 15.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerlerine;
“Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile;
1-Davalı Özyurt Madencilik İnş. San ve Tic. A.Ş Hakkındaki davanın REDDİNE;
2-Diğer davalı şirket hakkında açılan manevi tazminat davasının Kısmen Kabulü ile ;
Davacılardan … ve …’ın her biri için 20.000,00 TL; diğer davacılar …, …, ve … ın her biri için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL manevi tazminatın 27.07.2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine;
3-Davacılardan … ve …’ın maddi tazminat taleplerinin reddine;
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 5.500,00 TL; avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine; hakkında açılan dava ret edilen davalı şirket açısında ve diğer davalışirket hakkında ret edilen tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 5.660,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 400,00 TL sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına
6-Alınması gereken 2.970,00 TL karar ve ilâm harcı peşin alınan 1.782,00 TL harcın düşülmesiyle kalan 1.188,00 TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına peşin yatırılan 1.782,00 TL nisbi harç ile 26,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.808,00 TL harç yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcı ile 60.00-TL temyiz başvurma harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 25.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi