YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17664
KARAR NO : 2009/15571
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 3.2.1982-2.11.1996 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalıya ait işyerinde 03.02.1982-02.11.1996 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu yönü ile davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tespit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalılar çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Anılan maddede belirtildiği üzere, yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açık-seçiktir. Somut olayda, davacı ile ilgili olarak 01.07.1987, 07.04.1988 ve 21.02.1989 tarihlerinde 3 adet işe giriş bildirgesinin verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, ilk işe giriş bildirgesinin verildiği 01.07.1987 tarihinden sonraki dönem yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği ortadadır.
Öte yandan, hak düşürücü sürenin geçip geçmediği hakkında yapılacak değerlendirmede, çalışmanın geçtiği yerin bir kamu kuruluşu olup olmadığı önem taşımaz. Ancak, davacının hizmetlerinin geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşu olduğundan kamu kurumunda çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olduğu gözetilerek inceleme yapılması gereği gözetilmeli, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.06.2008 gün ve E:2008/21-429, K:2008/437 sayılı kararında da belirtildiği üzere, davaya konu dönemde (özellikle ilk işe giriş bildirgesinin verildiği 01.07.1987 tarihinden önceki dönem yönünden), davalı kamu kurumunca düzenlenen ücret bordrolarında, davacıdan sigorta primi kesintisi yapılmış olduğunun anlaşılması halinde, Yargıtay’ın istikrar kazanmış görüşüne göre, artık hak düşürücü süre uygulanmamalıdır.
Temyize konu davada, davacıya ait kimi çalışmaların resmi kayıtlara intikal ettirildiği tartışmasızdır. Bunun dışında davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır. Sadece, Pozantı Orman İşletme Müdürlüğü’nün 22.04.2008 tarihli cevabi yazısı ekinde 1989 yılı birinci ve ikinci dönem dört aylık sigorta primleri bildirgeleri gönderilmiş, davacıya ait başkaca bir bilgi ve belge bulunmadığı bildirilmiş ve mahkemece, bu cevabi yazı ile yetinilmiştir. Davacının, anılan çalışmalarının, gerçekten olup olmadığını, davalı kamu kuruluşu kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini araştırmak, araştırmada özenli davranılmasını sağlamak, giderek işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişilerini dinleyerek bir sonuca ulaşmak gerekirken, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASIN, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.