YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17794
KARAR NO : 2009/15395
KARAR TARİHİ : 23.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde Mart 1998 tarihinden itibaren kuruma bildirilmeyen 321 günlük sigortalı günlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 1998 yılının Mart ayı ila 01.04.2000 tarihleri arasında davalı işveren yanında çalışmış olduğu sürelerdeki eksik gösterilen çalışma günlerinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilk işe giriş bildirgesi tarihi olan 06.07.1998 tarihinden önceki çalışmaların hak düşürücü süreden, diğer dönemlerin ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne var ki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda;davacının davalı işyerinde 06.07.1998-12.03.1999 ve 01.09.1999-01.04.2000 tarihleri arasındaki çalışmaları kısmi ve kesintili olarak bildirilmiştir. Şekerbank çalışanlarının ve Şekerbank Ünye şubesine komşu işyeri sahiplerinin de içinde bulunduğu tanıklar, davacının dava dışı Şekerbank Ünye şubesine çalıştığını, davalı şirketin bordrolarında kayıtlı tanıklar ise davacıyı tanımadıklarını beyan etmişlerdir. Ancak davacının SGK’na kısmen bildirilen çalışmaları Şekerbank tarafından değil, davalı şirket işyerinden bildirilmiştir.
Yapılacak iş; davalı şirket ile dava dışı Şekerbank arasında uyuşmazlık döneminin tümünde temizlik vb işlerin yaptırılması için sözleşme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, böyle bir sözleşme var ise, davacının, davalı şirket elemanı olarak dava dışı Şekerbank Ünye şubesinde tespiti istenen dönemin tümünde aralıksız çalıştığını ve bu durumda da Mart 1998-06.07.1998 tarihleri arasındaki dönem içinde dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçmediğini kabul etmek; yok ise, şimdiki gibi davanın reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.