Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/18227 E. 2009/985 K. 29.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18227
KARAR NO : 2009/985
KARAR TARİHİ : 29.01.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverenin işçisi olarak çalışırken 23.03.1994 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası nedeniyle büyük oranda iş göremez duruma geldiğini ileri sürerek 10.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece 60.685,02.- TL maddi tazminat ile, 5.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
% 14 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, iş kazasında, kusursuz olduğu, davalı işverenin ise % 100 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde taktir olunan manevi tazminat tutarının yeterli olmadığı, en az 9.000,00.- TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği açıktır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek davacının temyiz nedenlerine göre davalı yararına oluşan usuli müktesep hali ilkesi de gözetilerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulüne; 60.685,02.-TL maddi tazminat ile taktiren 9.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23.03.1994 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla maddi ve manevi tazminat talebinin reddine,
2- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen;
a- Davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 1.080,00-TL; maddi tazminat miktarı üzerinden 5.954,80.-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b- Davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 500,00-TL,reddedilen maddi tazminat üzerinden 6.136,32.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3- Red edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 246.40,00.-TL yargılama giderinden takdiren 140,22.-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 3.763,00.-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.671,61.-TL’nin indirimi ile kalan 2.091,00.-TL ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5- Davacı tarafça yatırılan 1.671,61.- TL. nisbi harç ile 10.36 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 1.681,97.-TL. harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, taraflar 60.00TL temyiz başvuru harcını yatırmış oldukları anlaşılmakla, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine29.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.