YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18343
KARAR NO : 2009/15749
KARAR TARİHİ : 07.12.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Aralık 1999-9.3.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı davalıya ait çiftlik işyerinde Aralık 1999-9.3.2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkeme yazılı gerekçelerle istemin reddine karar vermiştir.
506 sayılı Yasanın 2. Maddesi ( ve 5510 sayılı Yasa’nın 4. Maddesi) hükmüne göre bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılırlar. Hizmet akdinin unsurları hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman dilimi içinde görülmesi hizmet akdinin konusu olan işin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi işin ifası sırasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunmasıdır. Sigortalı sayılma yönünden ücret koşul değildir, ancak ücretin varlığının belirlenmesi hizmet akdini tamamlayıcı mahiyettedir. Sigortalılık işe alınmakla kendiliğinden oluşur. Son olarakta Yasa’da belirtilen istisnalara ( 506 sayılı Yasanın 3. Maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 6. Maddesi) girmemek gerektiği gibi sigortalılığının oluşumu için işyerinin kapsama alınması koşul değildir, kapsama alınacak nitelikte olması yeterlidir.
Davacı tanıkları, davalı tanıkları, ve davalının beyanları birlikte değerlendirildiğinden yukarıda belirtilen tüm koşulların mevcut olduğu taraflar arasında hizmet akdinin oluştuğu anlaşılmaktadır. Ancak tanık beyanları arasında işin süreklimi yoksa yılın bir bölümündemi olduğu ve başlangıç ile bitiş tarihleri konusunda çelişki bulunmaktadır. Bu çelişkiyi gidermek üzere davalı çiftlik işyerine komşu işlerlerinin çalışanları yada ikamet edenleri araştırılmalı belirlenecek bu kimselerin ve işyerinin bağlı bulunduğu muhtar ile azaların beyanlarına başvurulup toplanan delillerle birlikte değerlendirme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak 506 sayılı Yasa ( ve 5510 sayılı Yasa) uyarınca sonuca gitmek gerekirken İş Kanunu hükümleri esas alınarak karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 7.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.