Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/18357 E. 2010/648 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18357
KARAR NO : 2010/648
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 15.2.1992-7.8.2001 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince; Davacı davalı işyerinde 15.02.1992-07.08.2001 tarihleri arasında geçen ve kuruma eksik bildirilen hizmet süresinin tesbitini talep etmiş, mahkemece davacının işyerinde geçen çalışmalarının birden fazla işe giriş bildirgesine dayalı olarak kesintili geçtiği ve çalışılan sürenin kuruma bildirildiği, tesbit edilebilir başkaca süre bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi üzerine; karar davacı tarafından temyiz edilmiş ve anılan karar Dairemizin 28.11.2006 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Öncelikle belirtilmelidir ki; 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır.
Mahkemece Enerji Bakanlığı faaliyet raporlarında belirlenen sürelerde işyerinde çalışıldığı sabit olduğuna göre; imzalı bordrolar dışındaki sürelerde kalan ve kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin tesbiti gerekirken, uyulmasına karar verilen bozma kararı kapsamı dışına çıkılarak işyerinde geçen çalışmayı sezonluk olarak değerlendirip buna göre tesbit yapan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; Dairemizin 28.11.2006 tarihli kararı ile açıkça belirlendiği şekilde Enerji Bakanlığı faaliyet raporlarında belirlenen sürelerde işyerinde çalışıldığı sabit olduğuna göre; dosyada mevcut imzalı ücret bordrolarında yer alan süreler dışlanarak imzasız bordrolarda yer alan süre; faaliyet raporlarında çalışılan süre olarak yer almakta ise bu süreler yönünden davanın kabulüne karar vermek, uyulmasına karar verilen bozma kararı gereklerini yerine getirmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı o lup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,temyiz harcının istek halinde temyiz edene yükletilmesine 26.01.2010 tarihli oturumda oybirliğiyle karar verildi.