Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/18494 E. 2009/15252 K. 23.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18494
KARAR NO : 2009/15252
KARAR TARİHİ : 23.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,7.5.2006 tahsis tarihinde emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davacının 01.06.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç doğru değildir.
Gerçekten, Davacının Sigortalılık başlangıç tarihinin 25.04.1983 olduğu ve tahsis talep tarihi olan 07.05.2007 tarihi itibari ile 1479 sayılı Yasaya 4956 sayılı Yasa’nın 47.maddesi ile eklenen geçici 18.maDdeye göre vergiye kayıtlı olduğu 25.04.1983-04.10.2000 tarihleri arasındaki 6279 günü kuruma borçlandığı,04.10.2000 tarihinden başlayan, 6 yıl 10 ay 19 gün zorunlu … sigortalılığı,600 günlük askerlik borçlanması ile 25 yıldan fazla sigortalılık süresinin bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık davacının yaşlılık aylığı şartlarının borçlanma yaptığı tarih olan 05.03.2003 tarihinde yürürlükte olan 1479 sayılı Yasa’nın 35/b maddesi uyarınca mı yoksa 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Yasa’nın 39 maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 10.madde hükümlerine göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
1479 sayılı Yasa’nın geçici 10/1 maddesi; Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlere göre,bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı itibariyle aylık bağlanmasına hak kazananlar ile aylık bağlanmasına hak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az kalan sigortalıların, tam veya kısmi yaşlılık aylığı talep haklarının saklı olduğunu kabul etmiş vergi borçlanmasının yapıldığı tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 35/b maddesi ise sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 tam yıl sigortalı bulunması gerektiğini kabul etmiştir.
Somut olayda davacının 1961 yılında doğduğu açık olup, geçici 18.madde kapsamında vergiye kayıtlı olduğu 6279 günü kuruma borçlanarak bedelini 05.03.2003 tarihinde ödemiştir.Davacının 4447 sayılı Yasa’nın 39 maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 10 maddesinin yürürlüğe girdiği 08.09.1999 tarihinde 1479 sayılı yasa Kapsamında sigortalı olarak tescili bulunmadığı gibi bu tarih de yapılmış bir borçlanması da bulunmamaktadır. Bu durumda davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesi gereğince Kuruma borçlanmanın yapıldığı 05.03.2003 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 35/b maddesine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2005 gün ve 2005/10-138 E,2005/221 K,15.03.2006 gün ve 2006/21-36E,2006/80 K. Ve 08.07.2009 gün ve 2009/21-309 E,2009/322 K, sayılı ilamları da aynı yöne ilişkindir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.