YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18879
KARAR NO : 2009/16117
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı Kuruma borçlu olan Özel Millet Hastanesi Sağlık Hizmetleri Ltd.Şti’nin ortağı olması nedeniyle düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, son oturuma katılmayan davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin davayı takip etmeyeceklerini bildirmesi üzerine işlemden kaldırılan dosyada, dava 3 ay içinde yenilenmediğinden HUMK’nun 409/son maddesi uyarınca davanın açıLmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, 19.06.2008 tarihli son oturumda, davanın takipsiz bırakılmış sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın yasal dayanağını oluşturan HUMK.’nun 409/1. maddesi hükmüne göre, “usulüne uygun biçimde çağrıldıkları halde” davanın taraflarından hiç biri gelmediği veya gelip de takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Somut olayda, 19.06.2008 tarihli duruşmanın, davacı vekiline 09.05.2008 tarihinde adresten taşınma nedeniyle tebliğ edilemeden iade edildiği, böylece 19.06.2008 tarihli duruşmanın gün ve saatinin davacı vekine tebliğ edilmediği açıktır. Hal böyle olunca, davacı vekili, 19.06.2008 tarihli son oturuma usulüne uygun çağrılmadığından anılan oturumda davayı takipsiz bırakmış sayılmaz.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular ve özellikle davanın takipsiz bırakılmadığı gözönünde tutularak, HUMK 73. Maddesi uyarınca davacı tarafın geçerli adresine dava dilekçesi ve davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi suretiyle davaya katılması temin edilip, delillerini sunması sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.