Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/19130 E. 2009/8616 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19130
KARAR NO : 2009/8616
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının iş kazası sonucu sürekli işgöremez duruma gelmesi nedeniyle maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat isteminin aynen manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 6,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 45, davalı işverenin % 55 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 20.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının tümden silinerek yerine,
“l-9.255,15 TL maddi tazminat ile l0.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 1.039,77 TL karar ve ilam harcından davacı taraftan peşin alınan 813,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 226,67 TL harcın Hazine’ye gelir kaydına, davacı taraflarca yatırılan peşin harç ile başvuru harcı toplamı 840,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat yönünden l.ll0,70 TL kabul edilen manevi tazminat yönünden 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine reddedilen manevi tazminat miktarı yönündende 1.200,00 TL avukatlık ücretininde davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 631,30 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre takdiren 210,43 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 60,00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğundan, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 15.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.