YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19161
KARAR NO : 2009/16575
KARAR TARİHİ : 17.12.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 2000- Haziran 2004 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacının 2000 yılından Haziran 2004 tarihine kadar davalı işverene ait işyerinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak günün asgari ücreti ile sürekli çalıştığının tespiti ve bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 20.08.2001 tarihinden 31.08.2004 tarihine kadar … ayları hariç olmak üzere sürekli ve günün asgari ücreti ile çalıştığının tesbitine,kuruma bildirilen sürelere bu sürelerin ilavesine fazla talebin reddine bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının SSK hizmet cetvelinde 20.08.2001 ve 01.03.2002 tarihlerinde işe davalı işyerinde işe girdiğinin görüldüğü, işe giriş bildirgesi verilmediği,davalı …’a ait (41033) sicil nolu iş yerinde; 20.08.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 132 gün, 01.03.2002-tarihinden itibaren 61 gün çalışmasının Kuruma bildirildiği, 1990/1-2004/1. dönemlere ilişkin sadece 1. dönemlere ait dönem bordrolarının geldiği,davacının hizmet cetvelinde görülen kadar çalışmasının görüldüğü, 20.08.2001 ve 18.12.2002 tarihleri itibariyle davalı işyerinde çalıştığına dair kimlik bildirge belgelerinin ilgili Emniyet Müdürlüğüne verildiği, dinlenen tanıkların talep edilen dönemin tümünü kapsayacak şekilde bordro tanığı olup olmadıklarının dönem bordroları eksik geldiğinden anlaşılamadığı görülmüştür.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda dönem bordroları eksik geldiğinden dinlenen tanıkların talep edilen tüm dönemi kapsayacak şekilde davalı işyerinde çalışan bordro tanığı olup olmadıkları tesbit edilmeden sonuca gidildiği,davacı ve davalı bordro tanıklarının birbiriyle çelişen beyanları karşısında resen bordro tanığı tesbit edilerek fiili çalışmanın ıspatı yoluna gidilmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; Kurumdan dönem bordrolarının tümünü eksiksiz getirtmek, dinlenen tanıkların hizmet tesbiti talep edilen tüm dönemi kapsayacak şekilde davacı ile birlikte çalışan bordro tanığı olup olmadıklarını tesbit etmek, davacı ve davalı bordro tanıklarının birbiriyle çelişkili beyanları olması nedeniyle bordrolardan resen tesbit edilecek diğer bordro tanıklarını dinlemek, bordro tanıkları beyanlarının yeterli olmadığı durumda, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek zabıtaca komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlar tesbit edilip beyanlarına başvurmak,davacının talep tarihlerini de dikkate alarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule görede,davacının Haziran 2004 tarihine kadar tesbit talebi olmasına karşın HUMK’nun 74. maddesine aykırı şekilde talep aşılmak suretiyle 31.08.2004 tarihine kadar tesbit kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı işverenin işçilik alacaklarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.