Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/19378 E. 2009/3933 K. 17.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19378
KARAR NO : 2009/3933
KARAR TARİHİ : 17.03.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, iş kazası sonucu malüliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 51.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat ….. ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Hükmün, tefhiminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 489. maddesinin yollamada bulunduğu aynı Kanunun 388. maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığından Yasada öngörülen 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edilemeyeceğinden davacının temyizinin süresinde olduğunun kabul edilerek tarafların hükme yönelik temyiz itirazları incelenmelidir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere temyizin kapsamına göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava 22.08.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 36 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararları ile anne, baba ve kardeşinin manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece sigortalının maddi zararı sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava nitelikçe iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünü kaybeden sigortalının maddi ve manevi zararları ile anne baba ve kardeşinin manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Bu kabil davalarda talep halinde, hüküm altına alınan tazminat alacaklarına olay tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Davacılar vekili 21.03.2006 tarihli dava dilekçesinde hüküm altına alınacak tazminat alacaklarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiştir. Hal böyle olunca davacıların faiz istemlerinin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3.bendinden sonra ve “ fazlaya ilişkin talebin reddine” sözcüklerinden önce olmak üzere, hüküm fıkrasına “ Davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat alacaklarının 22.08.2005 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davacılar yararına takdir edilen 550.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 17.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.