Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/19469 E. 2009/10044 K. 29.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19469
KARAR NO : 2009/10044
KARAR TARİHİ : 29.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalılardan Sapmaz Özel Eğitim Tic. San. Ltd. Şti. Ve Pakiş Entegre San. Tic. A.Ş. Vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Dava iş kazası nedeni ile hayatını kaybeden sigortalının yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacıların murisi olan sigortalı Sebahat Kaçunku’un öldüğü iş kazasında sigortalının 6/8, servis aracı sürücüsü’nün 2/8 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş…yararına 6.00,00 TL; Çocukları özlem ve Ömer yararına ayrı ayrı 4.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken eş…yararına 3.500,00 TL; özlem ve Ömer yararına ayrı ayrı 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerlerine;
“Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile;
1-Davacı, İzzet Kaçunku için 6.000,00 TL, Özlem ve … için ayrı ayrı olmak üzere 4.500,00 TL manevi tazminatın 05.12.2001 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine;
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.800,00 TL; avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine; ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 500,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
3-Davacılar tarafından yapılan toplam 437,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 390,00 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına
4-Alınması gereken 8.10,00 TL karar ve ilâm harcı peşin alınan 468,35 TL harcın düşülmesiyle kalan 341,65 TL nisbi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına peşin yatırılan 468,35 TL nisbi harç ile 7,88 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 476,65 TL harç yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davacı tarafından 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 29.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.