YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19647
KARAR NO : 2009/16663
KARAR TARİHİ : 21.12.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.09.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, Kuruma fazladan ödediği prim ve ödenmeyen yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacı, 1.9.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbiti ile kuruma fazladan ödediği 7.805.00 TL prim ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarından toplam 22.805.20 TL’nin yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile 7.805.20 TL’nin 16.8.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi kurumdan tahsilini diğer istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının kahvehane işletmesi işinden dolayı 1978 yılında 20.12.1977 tarihinden başlamak üzere 1479 sayılı Yasa gereğince tescil edildiği kesinleşen Eşkişehir İş Mahkemesinin 5.12.2006 gün ve 2004/161 E. 2006/1056 K. Sayılı ilamı ile 20.12.1977-22.3.1978 ve 20.4.1982-15.6.2000 tarihleri arasında da 1479 sayılı Yasaya tabii sigortalı sayıldığı ve 20.12.1977-15.6.2000 tarihleri arasında toplam 22 yıl 5 ay 25 gün sigortalılık süresi olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık davacının 1.9.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığının tesbiti ile kuruma yaptığı prim ödemesinde fazlılık olup olmadığı noktasındadır. Bu yönden davacının 2003 yılında kuruma yaptığı bir tahsis istemi bulunmadığından 1.9.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıklarının tahsiline ilişkin mahkemenin verdiği red kararı yerindedir. Ne varki davacının 17.8.2007 tarihli yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talebi üzerine kendisinden tahsil edilen 7.805.20 TL prim ödemesinin davacının iddia ettiği gibi fazla ödeme olup olmadığı mahkemece yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği de ortadadır. Gerçekten davacının kuruma olan prim borçlarını 2003 yılında 4956 sayılı Yasa’nın geçici 19. Maddesinden yararlanarak yaptığı ödemelerinde bu ödemelerin hangi sürelere ait sigortalılık süresini kapsadığı davacının sonradan mahkeme kararı ile sayılan sigortalılık sürelerine ilişkin prim borcunun bulunup bulunmadığı araştırılmadan 2007 yılında yapılan ödemenin fazla ödeme sayılarak iadesine kara verilmiş olmasının eksik inceleme dayalı olduğu açıktır.
Yapılacak iş; davacıyla 2003 yılında 4956 sayılı Yasa gereğince yapılan yapılandırma sözleşmesi kurumdan istenilip getirtildikten sonra davacıya tebliğ edilen yapılandırma sözleşmesindeki sigortalılık süresi ile bu süreye ilişkin prim borcunun ne olduğu açıkça tesbit edilip kendisine 1.9.2007 tarihinden bağlanan yaşlılık aylığına esas toplam sigortalılık süresi yönünden de kuruma prim borcu olup olmadığı, kısaca davacının 20.12.1977-15.6.2000 tarihleri arasında kalan sigortalılık süresine ilişkin prim borcunun 2003 yılında yapılan ödemeler ile alınıp alınmadığı, 2007 yılında yapılan ödemenin fazla ödeme olup olmadığı tüm kurum belgeleri ve gerektiğinde aktüerya uzmanı bilirkişiye yaptırılacak inceleme ile tespit edilip oluşacak sonuç gereğince bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.