Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/20037 E. 2009/17058 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20037
KARAR NO : 2009/17058
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 27.11.1993-4.1.2006 tarihinden itibaren çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince;Dava,davacının davalı Söyleyici İmren Apartmanı iş yerinde 27/11/1993 tarihinden 04/01/2006 tarihine kadar kapıcı ve kaloriferci olarak 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ,davacının davalıya ait işyerinde 1/Kasım/1993 tarihi ile 31/Mayıs/2001 tarihleri arasında eşi …’ın bir başka işyerinde çalıştığı sürelerde 1998 gün asgari ücret üzerinden sigortalı çalışmasının bulunduğunun tespitine, fazla isteminin reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 03/01/1992-30.04.1992 arası 80 gün,15.10.1992-22.02.1993 arası 89 gün, 01.11.1993-30.12.1993 arası 29 gün olmak üzere toplam 198 gün başka iş yerinde çalışmalarının Kuruma bildirildiği,davalı işverence işe giriş bildirgesi verilmediği, davalı işyerinden Kuruma çalışmasının bildirilmediği,davalı işyerinin 05.01.2006 tarihinde yasa kapsamına alındığı,tesbit talep edilen dönemde işverence Kuruma dönem bordrosu verilmediği, işyeri kayıt ve belgelerinin getirtildiği, apartmanda 2002 yılından bu yana kömür yakıtlı kalorifer kullanıldığı, 12 dairelik apartman olduğu, davacının tesbitini talep ettiği tarihlerde davalı işyerinde çalıştığına dair herhangi bir belge ve ücret ödemesi olmadığı, davacının eşi … adına 27/06/2004 tarihinde 100,00 YTL kömür taşıma, 13/01/2005 tarihinde 45,00 YTL curuf taşıma, 31/05/2005 tarihinde 75,00 YTL curuf taşıma ve traktör, 30/10/2005 tarihinde 275,00 YTL temizlik gideri, 29/11/2005 tarihinde 275,00 YTL temizlik gideri, 31/12/2005 tarihinde 275,00 YTL temizlik gideri adı altında işçilik ödemesi yapılarak gelir gider defterine kaydedildiği, 31/12/2005 tarihli karar defterinde …’ın işten çıkarılma kararı alındığı, 14/02/2002 tarihli durum tespitinde; …’ın geçmişe yönelik çalışmasına ilişkin fiili ve kaydi tespit yapılamadığı,03/01/2006 tarihli durum tespit tutanağında,…’ın 03/01/2006-04/01/2006 tarihleri arası çalıştığının fiili tespiti ile sigortalılığının sağlanması gerektiği, geriye yönelik hizmet süresi için yetkili iş mahkemesine müracaat etmesi yönünde bilgi verilmesinin uygun olacağı, kayıtların incelenmesi sonucu işçilik ödemeleri yasal kayıt ve belgelere göre … için 27/06/2004 tarihli işe giriş bildirgesi istenilerek işyeri tesçilinin 27/06/2004 tarihine çekilmesinin uygun olacağı ve adına işçilik ödemesi yapılan … için 2004 yılı 6 .ay için 1 gün azami kazanç üzerinden , 2005 yılı 1. ay için 1 gün, 2005 yılı 5. ay için 1 gün, 2005 yılı 10. ay için 30 gün,2005 yılı 11.ay için 30 gün, 2005 yılı 12. ay için 30 gün, 2006 yılı 1. ay için 2 gün asgari ücret üzerinden aylık prim ve hizmet belgesinin işverenden istenilmesinin uygun olacağı ,… için 03/01/2006 tarihli işe giriş bildirgesi, 2006/1 ay için 2 gün asgari kazanç üzerinden aylık prim ve hizmet belgesinin 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi gereğince işverenden istenilmesi, verilmemesi halinde resen tanziminin ve 140/a,b,c maddelerinin tatbikinin uygun olacağı hakkında rapor düzenlenmiş olduğu,Antalya Bölge Çalışma Müdürlüğü’nce düzenlenen İş Teftiş Kurulu 23/01/2006 tarih ve 8 nolu inceleme raporunda; işyeri belgelerinde …’ ın kayıtlı olmaması ve işyerinde çalıştığı iddiasını doğrulayacak bir kanıt ileri süremediği, kayıt ve belge ibraz edemediği, onüç senedir Söyleyiciler İmren Apartmanında kapıcı olarak çalıştığı iddiasını Isparta İş Mahkemesi’nde 506 Sayılı Yasa uyarınca hizmet tespiti davası açarak takip etmesi ve bu dava sonunda kazandığı takdirde işverenden 4857 Sayılı Yasa’ya göre diğer haklarını talep etmesi gerektiğinin bildirildiği, davacıya Isparta Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğünce 29/01/2003 tarihli Yetkili Kalorifer Ateşçi Belgesi verildiği,davacının eşi …’ a ise Isparta Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğünce 02/01/1995 tarihli Yetkili Kalorifer Ateşçi Belgesi verildiği, eş …’ın 12/11/1972-31.05.2001 tarihleri arasında farklı işyerlerinde kesintili olarak 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmasının olduğu,bu çalışmalarının dava konusu dönemlerden 1993 yılında 360 gün, 1994 yılında 255 gün, 1995 yılında 215 gün, 1996 yılında 348 gün, 1997 yılında 335 gün, 1998 yılında 234 gün 1999 yılında 228 gün 2000 yılında 173 gün 2001 yılında 150 gün şeklinde Kuruma bildirildiği ayrıca 01/01/2001 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının başladığı , 31/05/2001 tarihinde sona erdiği, 01/07/2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı görülmektedir.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasa’nın 79/10 maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tespit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere; yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda, işe giriş ve işten çıkış tarihleri arasındaki bildirim dışı süreler yönünden 5 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, sadece işten çıkış ve yeniden işe giriş tarihleri arasındaki süreler yönünden hak düşürücü sürenin geçip geçmediği konusunda araştırma yapılması gerektiği, birden fazla işe giriş bildirgesi verilmesi halinde ise çıkış yok ise ilk işe giriş bildirgesi ile son işe giriş bildirgesinin verildiği tarihler arasında geçen çalışmaların hak düşürücü süreye uğramayacağı, çıkış var ise hak düşürücü sürenin her kesim çalışma için ayrı ayrı hesaplanacağı, çıkış tarihinden sonra işçinin aynı iş yerinde çalışmasını sürdürmesi veya hak düşürücü süre içersinde tekrar aynı iş yerine girerek çalışmasının hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağıdır. Bu nedenle işe giriş ve çıkış tarihleri arasındaki kısmi bildirimin aksine eşdeğer belgelerle ısbat edilebileceği kabul edilmelidir. Bu gibi durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2003-2143 E,2003/97 K Sayılı 26.02.2003 günlü kararında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, Mahkemece ,davacının kabule karar verilen süreler dışında fazla talebinin reddi doğru ise de, davalı işyerinin 12 daireli olması, 2002 yılına kadar fuel oil ile ısıtılması ve iki kapıcı çalıştırılacak kadar büyük olmaması gerekçede belirtilerek, davacının davalı işyerinde kesintili olarak çalıştığının kabul edilmiş olması ve davacı adına davalı işverence 506 sayılı Yasa’nın 79/10 maddesinde belirtilen yönetmelikle tespit edilen belgeler (işe giriş bildirgesi vs. gibi) verilmemiş olması ve davanın 9.2.2006 tarihinde açılmış olması karşısında 31.12.2000 tarihi ve öncesine yönelik hizmet tesbiti taleplerinin hakdüşürücü süreye uğradığının düşünülmemesi öte yandan, davacının eşi …’ ın 01/01/2001-01.07.2001 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğu dönemde davalı işyerinde çalışabileceği düşünülmeden bu dönem yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Kabule göre de, davacının 27.11.1993 tarihinden itibaren hizmet tesbiti talebinde bulunmasına karşın mahkemece HUMK.’nun 74.maddesine aykırı olarak davacının talebi aşılmak suretiyle 01.11.1993 tarihinden itibaren davanın kabulüne karar verilerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 74. maddesine muhalefet edilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; 27.11.1993-31.12.2000 tarihleri arasına yönelik hizmet tesbiti talebini hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle , 01.01.2001-01.07.2001 tarihleri arasına yönelik talep yönünden de davacı eşinin isteğe bağlı sigortalı olduğu bu dönemde davalı işyerinde çalışabileceği,davalı işyerinin iki kapıcı çalışmasını gerektirecek nitelikte büyük bir bir işyeri olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalı işverene iadesine aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine ,24.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.