Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/20085 E. 2009/17080 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20085
KARAR NO : 2009/17080
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,31.12.1989-17.4.1992 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olduğunun ve tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitiyle,ödenmesi gereken aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 31.12.1989-30.11.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun ve, tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbiti ve ödenmesi gereken aylıkların faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacı …’ın 31/12/1989-30/11/1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının tescili ile prim borcunun yatırıldığı tarih olan 30/06/2008’i takip eden 01/07/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, aylıkların bağlandığı tarihten itibaren yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine,karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 12.09.1985 tarihli giriş bildirgesine göre 01.06.1983 tarihinde başlayan vergi kaydına dayalı olarak 01.06.1983 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, 03.07.2006 tarihinde davacının askerlik borçlanması istemesi neticesinde yapılan araştırmada davacının vergi kaydının 01.06.1983-31.12.1989 arası ve 20.04.1992—devam, şeklinde olduğu tesbit edilerek, sigortalılığının vergi kaydına göre yeniden düzenlendiği ve 01.01.1990-17.04.1992 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptal edildiği, 03/05/2007 tarihinde davacının tahsis talebinde bulunduğu, talebin 25 yıl sigortalılık süresi dolmadığından reddedildiği,terk işlemlerinin 03.07.2006 tarihinde yapıldığı, Kurumun 08/07/2008 tarihli yazı cevabında davacının 31/12/1989 ile 30/11/1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabii isteğe bağlı sigortalı sayılması halinde 30/05/2007 tarihi itibariyle 15,58 TL, 31/07/2007 tarihi itibariyle 567,10 TL ve 31/07/2008 tarihi itibariyle ise 4,610,75 TL prim borcu olduğunun bildirildiği,davacının Koçarlı ziraat bankasına 30/06/2008 … prim tahsilatı olarak 50,00 TL yatırdığı,1986/2,4,6- 1991/11,12- 1992/4,4,5,5,6,6,7,7,8- 1993/11,11,12,12-1994/ 1,1,2,2,3,3,4,4,5,5,6,6,7,7,8,8,9,10-995/10,11,11,12,12-1996/1,1,7,7,8,9,11,12-1999/12- 2000/1 – 2006/5 ,6,6,7,7,8,10 – 2007/4,5,5. aylarda prim ödemelerinin olduğu, 1992 affından yararlandığı ayrıca 5458 sayılı Yasa’dan yararlandığı,borcunu bitirdiği,01/06/1983 – 31/12/1989 tarihleri arasında ve 20/04/1992 tarihinden itibaren marangozluktan vergi kaydının bulunduğu,Koçarlı Esnaf odasına 17/04/1992 den itibaren, Aydın esnaf sicil memurluğuna 01/05/1992 den itibaren kaydının olduğu görülmüştür.

Uyuşmazlık davacının tahsis talep tarihinde cüz’i miktarda prim borcu bulunması nedeniyle aylık bağlanmamasının doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı yasanın 35. maddesinde; “yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının; a) Yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması,b) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş ve 25 tam yıl sigorta primi ödemiş olması, Şarttır.Kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını dolduran ve en az 15 tam yıl prim ödeyen sigortalılara da kısmi yaşlılık aylığı bağlanır.” hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece , davacının 03/05/2007 tahsis talep tarihinde 15.58 TL prim borcu bulunduğu nedeniyle 01.04.2007 tarihi yerine prim ödemesinin yapıldığı 30.06.2008 tarihini takip eden aybaşı olan 01.07.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığını hak ettiğinin tesbitine karar verilmiş ise de; Sosyal Güvenlik hakkı, Anayasamızca güvenceye bağlanmış temel insan hakları arasında yer almaktadır,Anayasanın 60. maddesi ile Devlet ,sosyal güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri almak ve teşkilatı kurmakla görevlendirilmiştir.Sosyal Güvenlik Hakkının tanımlanan bu niteliği karşısında büyük bir ekonomik değer oluşturmayan 15.58 TL prim borcu gerekçe gösterilerek ,davacının yaşlılık aylığından bir yıl 3 ay gibi uzun bir süre mahrum bırakılması hakkaniyet kurallarıyla bağdaşmamaktadır.Kaldı ki ,sosyal güvenliğe ilişkin hakları ve yükümlülükleri hatırlatmak ,sigortalıları en kısa sürede bilgilendirmek ,onları uyarmak da davalı Kurumun görevleri arasında bulunup,makul süre içerisinde yapılmış bir uyarının da olmadığı görülmüştür. Ayrıca belirtilen prim borcunun yargılama sırasında davacı tarafından ödendiği tesbit edilmiştir. Hal böyle olunca, davacının tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2007 tarihinden itibaren aylık almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2007/21-870 E,2007/898 K Sayılı 28.11.2007 günlü kararında da vurgulanmıştır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümünün silinerek yerine,
“1-Davanın kabulü ile, davacı …’ın 31/12/1989-30/11/1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun ve 30.03.2007 tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine, ödenmesi gereken aylıkların hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan 26.20 TL peşin ve başvuru harcının karar kesinleştikten sonra istek halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdiren 500.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 173.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA,60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 24.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.