YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20206
KARAR NO : 2009/8681
KARAR TARİHİ : 16.06.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalı davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 12,3 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 40 davalı işverenlerin % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 26.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bunun yanında olayın işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 4.500 TL. manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 1.000 TL’sına hükmedilmesi, öte yandan somut olayda zararın meydana gelmesinde, işverenin % 60, işçinin de % 40 oranındaki kusurlu davranışlarının etkili olmasına, tarafların ekonomik durumuna ve karşılanmayan maddi zararın miktarına, ve özellikle maddi zararın tazmininin borçluyu müzayakaya maruz bırakmayacağının belirgin bulunmasına göre, dava konusu olayda Borçlar Kanunu’nun 44/2.maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin mahkemece anılan maddeye dayanılarak maddi zarardan hakkaniyet indirimi yapılması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile, (16.890.10TL-13.165.55-TL) =3.724.55-TL maddi tazminatın ve 4.500,00 TL manevi tazminatın 7.11.2000 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 500,00 TL ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 540,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 500,00 TL ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 192,84 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 125,00 TL’sının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, suçüstü ödeneğinden yapılan 975,80 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 634,27 TL’sının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, kalan kısmın kamu üzerinde bırakılmasına,
5-Alınması gereken 444.12- TL karar ve ilam harcından peşin alınan 169,50 TL’ nin düşümüyle kalan 274.62-TL nisbi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 169,50 TL nispi harç ile 3,24 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 172,74 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 60.00-TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 16.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.