Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/20277 E. 2009/16304 K. 14.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20277
KARAR NO : 2009/16304
KARAR TARİHİ : 14.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.05.2006-30.11.2006 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, davalı vakfa ait iş yerinde 01.05.2006-30.11.2006 tarihleri arasında geçen ve SGK’na bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiştir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının çalışması ile ilgili Kuruma giriş bildirgesi verilmediği, davacının, davalı vakıftan maddi yardım almak amacı ile verdiği 03.08.2006 tarihli dilekeçeye üniversite mezuniyet dilekçesi, nüfus kayıt örneği ve ikametgah belgesinin eklenmiş olduğu, davacının ekonomik durumu ile ilgili bir araştırmanın yapılmadığı, davacıya 03.08.2006, 06.09.2006 ve 02.10.2006 tarihlerinde 300,00’er YTL para yardımı yapıldığı 11.09.2006 tarihli Kibar … ve Medine Sami tarafından yapılan başvurular ile ilgili vakıf yardım başvuru alındı belgesinde teslim alan vakıf personeli olarak davacının isim ve imzasının bulunduğu, işyerine ait dönem bordrolarının kuruma verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar davalı vakıfın kayıtlı çalışanları ise de, davacının ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili vakıf tarafından bir araştırma yapılmadan, iş başvurusunda aranan belgeler olarak sayılabilecek, üniversite diplama fotokopisi ve ikametgah belgesi istenerek öncelikle yakacak giyecek ve gıda yardımı gibi ayni yardım yerine doğrudan her ay düzenli parasal yardım yapılması ve verilen yardımların sona erdirilmesi gerekçesi ile ilgili de ber bilgi ve belge sonulmamış olması nedeni ile yeterli bilgi ve belge ile desteklenmeyen, davacının çalışmasının bulunmadığı sadece yardım aldığına yönelik tanık sözleri soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; davacının vakıf personeli olarak isim ve imzası bulunan, başvuru belgelerinde ismi geçen, Kibar … ve Medine Sami isimli başvuru sahiplerine 2006 yılı 9 ayından itibaren davalı vakıf tarafından yakacak, gıda, giyim ya da parasal bir yardım yapılıp yapılmadığının vakıf kayıt ve defterlerinden bilirkişi aracılığı ile araştırmak, ayrıca davacı ile ilgili vakıf dosyası getirtilerek ekonomik ve sosyal durum araştırılması yapılıp yapılmadığı, yapılan nakdi yardımların gerekçesi ve sona erdirme bepepleri ile ilgili bilgi ve belgeleri davalı vakıftan istemek, tanık olarak Kibar … ve Medine Saminin dinlenerek başvuru belgesi ile ilgili ve davacının vakıf personeli olarak çalışıp çalışmadığı ile ilgili bilgilerine başvurmak, bordro tanıklarının beyanı ile elde edilecek bilgiler arasında çelişki bulunması halinde çelişkinin giderilmesi ayrıca tanık anlatımlarının yetirli olmadığı sonucuna verılırsa zabıta marifetiyle tespit edilecek, işyerine o tarihte komşu olan, kayıtlı iş yeri sahiplerini ve adreslerini açık ve net olarak belirleyip, Belediyeden ve Vergi Dairesinden bu iş yerlerinin kayıtlarını getirip komşu ve yakınlıklarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtları SGK’dan getirtilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.