YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20442
KARAR NO : 2010/1373
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 034588,034589 sayılı kararlarına bağlı tahakkuk ve tahsil edilen idari para cezalarının iptali ile 28.828.75 TL’nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı Kurum’un 12.03.2007 gün ve 034588 sayılı ve 12.03.2007 gün ve 034589 sayılı kararlarına bağlı olarak tahakkuk ve tahsil edilen idari para cezalarının iptali ile, Kuruma itirazi kayıt ile ödenen toplam 28.828.75 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı Kurumca, davacı şirketin işlettiği dersane işyerinde yapılan 13.10.2006 gün ve 53 sayılı genel denetim raporu sonrasında; 01.08.2003-31.12.2005 tarihleri arasında, dersanede çalışan 13 adet öğretmen ve diğer çalışanlar için sigorta bildirimlerinin eksik yapılmış olmasının tespiti sonrasında, 12.03.2007 gün ve 34588 sayılı Yasa Kurum kararı ile işyeri defter ve belge ibraz edilmemesi ve yönetmeliğe aykırı düzenlenmesi nedenleri ile 6.372 TL ve 12.03.2007 gün ve 34589 sayılı kurum kararı ile de tespit edilen sigortalarının bildirge, dönem bordro, sosyal güvenlik destek primi bordroların geç verilmesi ile kayıt ve belge ibraz edilmemesi fiillerinden dolayı 506 sayılı Yasa’nın 140. maddesi gereğince, 72.084.60 TL idari para cezalarının tahakkuk ettirildiği, her iki kararın davacıya 15.03.2007 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğden sonra davacının 23.03.2007 tarihinde, dava hakkı saklı tutularak %25 indirimle toplam 58.837 TL’yi Kuruma ödedikten sonra aynı gün iş mahkemesine bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından resen tahakkuk ettirilen idari para cezası ve gecikme zammının iptali ile ödenen kısmın istirdadına ilişkin olup, bu yönü ile davanın yasal dayanağı belirgin olarak 5655 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’nın 140/4. maddesidir. Anılan maddeye göre idari para cezalarının ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk edeceği ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumca itirazın reddedilmesi halinde kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurulabileceği, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari para cezasının kesinleşeceği belirtilmiştir.Süresinde ödenmeyen prim ve diğer Kurum alacaklarının bizzat Kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 sayılı Yasa’nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa’da gösterilmiştir.506 sayılı Yasa’nın 80/7. Maddesinde Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde alacaklı sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesinin yetkili olduğu, 6183 sayılı Yasa’nın 58/1. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlemine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itiraz edebileceği bildirilmiştir.Bu 7 günlük itiraz süresi hak düşürücü süre olup süreyi geçiren borçlunun artık menfi tespit, istirdat gibi aynı konuda hiçbir mahkemede dava açması mümkün değildir. Çünkü 6183 sayılı Yasa’da İİK.’nun 72. Maddesine koşut bir hüküm yer almamaktadır. 6183 sayılı Yasa İİK.’na nazaran özel bir yasa olup uygulama önceliğine sahiptir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.04.2001 gün ve 2002/21-201-297, 24.03.2004 gün ve 2004/10-164-170 sayılı kararları).
Somut olayda davacının davalı Kurumca hakkında tahakkuk ettirilen idari para cezasına ilişkin Kurum kararlarına karşı Kurum itiraz komisyonuna itiraz etmeksizin, itiraz süresi içinde iş mahkemesinde bu davayı açtığı görülmektedir. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa’nın 140. Maddesinde yukarıda açıklandığı üzere, tahakkuk ettirilen idari para cezalarına karşı, Kurum kararının tebliğinden itibaren 15 gün içersinde sosyal güvenlik kurumu itiraz komisyonuna itiraz edilebileceği açık olup, itiraz üzerine komisyonca verilecek kararın davacının lehine çıkması halinde de hakkında icra takibi yapılmayacaktır.Aleyhe karar verildiğinde de davacının idare mahkemesinde dava açma hakkı olup bu dava aleyhe sonuçlandığında verilen ceza kesinleşmiş ve SGK alacağı haline gelmiş bulunduğundan takibe esas olabilecektir. Davacının bu yasal prosödür işletilmeden açtığı bu davada her ne kadar ödeme yapmış ise de kesinleşmiş bir kurum alacağının bulumadığı ortadadır.
Yapılacak iş; davacının komisyona itiraz süresi içersinde bu davayı açtığı, bu nedenle talebin öncelikle komisyon kararına itiraz olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden dosya ilgili kurum itiraz ünitesine göndermek, Komisyonca verilen kararın davacının aleyhinde olması ve anılan kararın iptali için idari yargıda süresi içinde dava açması halinde yapılan işlemlerin sonucu beklenilip oluşacak sonuca göre yukarıda açıklanan yasal ilkelerde gözönünde tutularak bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.