YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20641
KARAR NO : 2009/10308
KARAR TARİHİ : 02.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı, olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin Dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece derdestlik itirazının kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki İstanbul 4. İş Mahkemesinde2000/668 Esas 2006/624 Karar sayılı dosyasının getirtilen fotokopisi üzerinden yapılan incelemede; davacının 3.7.2000 tarihinde açtığı davada manevi tazminat istemini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 300,00 TL maddi tazminatı olay tarihinden faizi ile talep ettiği, mahkemece bilirkişiye maddi zarar hesabı yaptırıldıktan sonra davacı vekiLinin 30.6.2005 tarihli ıslah dilekçesiyle 7.004,36 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu ıslah ile istediği manevi tazminat için ayrıca başvuru harcı yatırmadığı, yine aynı mahkemeye 2005/419 Esas sayılı dosyası üzerinden 30.5.2006 tarihinde açtığı ek davada da 538,19 TL maddi tazminatı kaza tarihinden faizi ile istediği ve bu dosyanın 2000/668 sayılı dosya ile birleştirilerek devam edilen yargılama sonucu verilen 19.7.2006 tarihli kararda 7.542,55 TL maddi tazminat ile 5000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden yürürtülecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın tarafların temyizi üzerine Dairemizin 20.3.2007 tarih 2006/16578 Esas 2007/4863 Karar sayılı kararı ile ıslahta dava konusu olmayan bir talebin dava kapsamına alınması mümkün olmadığından ve davacı ıslah dilekçesinde başvuru harcı yatırmadığından bu dilekçenin ek dava dilekçesi olarakta kabulü de mümkün olmadığından “davacının ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminata ilişkin ıslah isteminin reddine “karar verilmesi gerekirken manevi tazminatın da hüküm altına alınmasının usul ve yasay aykırı oldugu gerekçesiyle kararın bozulduğu, mahkemece bozma kararına uyularak verilen 1.11.2007 tarihli kararla maddi tazminat isteminin kabulüne manevi tazminat açısından ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminat ilişkin ıslah isteminin reddine dair verilen kararın temyiz edilmeden 8.4.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Derdestlik H.U.M.K ‘nun 187 maddesinde sayılan ilk itirazlardan olup bir davada ileri sürülebilmesi için aynı konudaki davanın iki defa açılması ve açılan bu davanın taraflarının aynı olması, ikinci davanın ilk dava görülmeye devam edilirken açılması gerekir. Derdestlik ilk itirazı iş mahkemeleri gibi sözlü yargılama usulüne tabi davalarda ilk oturumda esas girilmeden önce sözlü olarak yapılabileceği H.U.M.K 478 maddesinde açıkça belirtilmiştir .
Somut olayda derdestlik itirazının süresinde yapıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur . Uyuşmazlık aynı taraflar arasında aynı konuda açılmış ve görülmekte olan iki davanın bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Manevi tazminat istemi için 9.11.2007 tarihinde açılan bu davadan önce başvuru harcı yatırılarak açılmış bir ek dava bulunmadığı halde mahkemece İstanbul 4. İş Mahkemesinde2000/668 Esas 2006/624 Karar sayılı dosyası kapsamında manevi tazminat konusunda açılmış ve görülmekte olan bir dava olduğu kabul edilerek yanılgılı değerlendirme ile derdestlik itirazı talebinin reddi yerine kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcı ve temyiz başvuru harcının davacıya iadesine 2.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.