Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/20721 E. 2010/1782 K. 22.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20721
KARAR NO : 2010/1782
KARAR TARİHİ : 22.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.8.1997-17.5.2003 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının davalıya ait işyerinde 01.08.1997-17.05.2003 tarihleri arasında kesintisiz geçen ve Kuruma eksik bildirilen sürenin tesbiti istemine ilişkindir.
Mankemece davanın kabulü ile davacının 01.08.1997-17.05.2003 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kabul edilerek kuruma eksik bildirilen 1529 günlük çalışmanın tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Şirket adına tescilli 59115 sicil nolu işyerinden davacının 01.08.1997 tarihinde işe başladığını gösterir işe giriş bildirgesinin verildiği, aynı işyerinden 01.04.1999 ve 19.10.1999 tarihlerinde tekrar giriş bildirgelerinin verildiği, hizmet döküm cetvelinde bir kısım hizmetlerinin bildirildiği, bir kısım ücret bordrolarında bulunan imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiği görülmektedir.
Uyuşmazlık nitelikçe 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinden kaynaklanan davalı işyerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tesbitine ilişkindir. Bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı , işin niteliği, sürekli veya sezonluk nitelikte olup olmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilir ise de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Somut olayda; davacının çalışmalarının, 01.08.1997 ile 17.05.2003 tarihleri arasında ve genellikle Nisan- Ekim ayları arasında yer alacak şekilde davalı işveren tarafından kısmi olarak bildirildiği, ayrıca duruşmada dinlenen tanıklar, işin mevsimlik olarak yürütüldüğünü ifade ettikleri ve bir kısım bordrolardaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun saptanmış olmasına rağmen bu hususun hükümde nazara alınmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca işin niteliğinin, devamlılık arz eden bir iş olup olmadığı ile sezonluk niteliğinde olup olmadığının kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiş olması, özellikle hizmet cetveline yansıyan hizmet sürelerinin her yılın Nisan –Ekim ayları arsında olduğunun gözden kaçırılarak tam yıl üzerinden çalışıldığının kabulüyle sonuca varılması, ve imzalı ücret bordrolarındaki imzaların davacıya ait olduğu tespit edilen kısmi bildirimler ile ilgili tam çalışma kabul edilmiş olması isabetli bulunmamaktadır.
Yapılacak iş; işin süreklilik arz edip etmediğini, sezonluk nitelikte ise davacının tesbitini istediği dönemdeki çalışmasının sezonluk mu yoksa çalıştığı bölüm itibarı ile tüm senelik mi olduğunu, günde kaç saat çalışıldığını belirlemek, imzaların davacıya ait olduğu tespit edilen bordrolarda yer alan süreler yönünden davanın reddine, imzasız bordrolarda yer alan hizmetler yönünden ise işin mevsimlik iş olup olmadığı ve mevsimlik ise sezonun başlama ve sona erme tarihlerinin, Belediye, aynı işi yapan komşu iş yerleri ile zabıta aracılığı ile yapılan araştırma sonucu tespit edip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalı …. Toprak San.Tic.A.Ş.’ne iadesine, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.