YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20805
KARAR NO : 2009/14674
KARAR TARİHİ : 10.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iptal edilen yaşlılık aylığının 01.01.2000 tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitiyle, yersiz ödenen aylıkların geri istenilmesi yönündeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıya 01.01.2000 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının, Kurumca bir başka sigortalıya ait 352 günlük hizmetin davacı adına hizmet olarak kabul edilmek suretiyle yaşlılık aylığı bağlandığının davacının gerçekte 5400 günü doldurmadığı gerekçesiyle iptal edilen yaşlılık aylığının 01.01.2000 tarihinden itibaren yeniden bağlanması ve Kurumun yersiz ödenenlerin geri verilmesi yönündeki işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davacının 22.12.1999 tarihli tahsis talebine göre 2829 sayılı Yasa nazara alınarak hizmet birleştirilmesi yapıldığı, SSK.’ca Edirne SSK’daki 5654266 sicil nolu İlyas oğlu 1942 doğumlu davacı …’nün 283 gün hizmeti yerine sehven 5694265 sicil nolu Osman oğlu 1951 doğumlu …’ye ait 352 günlük hizmetin bildirildiği, davacının 352 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi, 720 günlük askerlik borçlanması, 4331 günlük … hizmeti birleştirilmek suretiyle 01.01.2000 tarihinde 5403 gün üzerinden …’dan yaşlılık aylığının bağlandığı, davalı Kurumca Edirne SSK’nun bildirdiği hizmetin gerçekte 14.05.1969-08.11.1969 tarihleri arasında 170 gün, 01.05.1970-30.09.1970 tarihleri arasında 113 gün olduğunun anlaşılması üzerine toplam 5334 gün hizmet üzerinden kısmi aylık bağlanması mümkün olmadığından yaşlılık aylığının iptal edilerek ödenen aylıkların davacı adına borç çıkartıldığı görülmüştür.
Öte yandan davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesidir. Anılan maddeye göre Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Her ne kadar davacıya 01.01.2000 tarihinden itibaren toplam hizmet süresi olan 5334 gün üzerinden kısmi yaşlılık aylığı bağlanması mümkün değilse de bu durumun SSK Başkanlığının hatasından kaynaklandığı, davacının bir kusuru bulunmadığı, davalı Kurumca hizmetinin eksik olduğunun zamanında bildirilmesi halinde davacının 22.12.1999 tarihinden itibaren 66 günlük eksik hizmet süresine ilişkin primini ödeyip daha sonra yaşlılık aylığına hak kazanacağı açıktır.Nitekim 22.12.1999 tarihli “Yaşlılık Aylığı Talep formunda” davacının esnaf sicil kaydının 15.03.1988 ve devamı şeklinde olduğu yazılıdır. Bu durumda yapılacak iş; davacının Esnaf Sicil Kaydının hangi tarihler arasında olduğunu sormak, davacının biriket imalatçılığı işine 22.12.1999 tarihinden sonra devam edip etmediğini resen araştırmak şayet esnaflık faaliyetinin eksik 66 günlük süre kadar devam ettiğinin anlaşılması halinde eksik yatırılan 2000 yılı Ocak ve Şubat ayları primlerini gecikme zammı ile birlikte yatırması için önel vermek, primlerin yatırılması halinde 01.03.2000 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının kabulüyle fuzulen ödenen 2000 yılı Ocak ve Şubat aylıkları yönünden 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesi gözetilerek sonuca varmak, çalışmasının bulunmadığının veya çalışması olupta 2000 yılı Ocak ve Şubat ayları primlerinin yatırılmaması halinde yaşlılık aylığı talebi reddolunarak fuzulen ödenen aylıklar yönünden 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesi gözetilerek bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.