YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3314
KARAR NO : 2008/21290
KARAR TARİHİ : 25.12.2008
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.11.1984-19.08.1986 ve 01.12.1986-09.12.1987 tarihleri arası 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, 01.11.1984-19.08.1986 ve 01.12.1986-09.12.1987 tarihleri arasında davacının … sigortalısı olduğunun tesbiti ile 01.03.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına ödeme tarihlerinden yasal faizleriyle birlikte hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının ihtilaflı dönemde 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti ile 01.03.2007 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa gereğince yaşlılık aylığı bağlanarak ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumca davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Gerçekten davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması ve daha sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Sosyal güvenlik kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirirken, sigortalılara karşı olabildiğince yasal haklarını hatırlatması ve bu durumlarını izlemesi zorunlu görev olarak ortaya çıkar. …’un bu anayasal sosyal güvenlik ödevinin gereği olarak, sigortalısını uyarmaması sonucu, primleri tahsil edilen sürelerin 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı değil, zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece davacının ihtilaflı dönemde1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan dava, açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanır. Davacı ancak dava açıldığı tarihte var olan yani o tarihe kadar gerçekleşmiş olan alacağının hüküm altına alınmasını isteyebilir. Dava tarihinden sonra doğacak haklar için o davada karar verilmesi mümkün değildir. Mahkemece, dava tarihini de aşacak şekilde tüm birikmiş yaşlılık aylığına ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendindeki “isteğe bağlı sigortalı” sözcükleri silinerek yerine, “zorunlu sigortalı” sözcüklerinin yazılmasına ve 2.bendinin silinerek, yerine “Davacıya tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.03.2007 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa gereğince yaşlılık aylığı bağlanarak, dava tarihine kadar birikmiş yaşlılık aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 25.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.