Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/4661 E. 2009/3405 K. 09.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4661
KARAR NO : 2009/3405
KARAR TARİHİ : 09.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (iş) Mahkemesi

Davacı, SSK’lı çalışmaları hariç l.5.l987 tarihinden itibaren tarım bağkur sigortalısı olduğunun tesbiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı … vekilinin tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 1.05.1987 tarihinden itibaren Sosyal Sigortalar Kurumu’na tabi çalışmaları dışında tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile ilk talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve birikmiş aylıkların faizi ile tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacının 01.07.2006 tarihinden itibaren dava tarihine kadar olan sürede 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalı olduğunun tespitine fazla istemin reddine karar vermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1.5.1987 tarihinde Tarım … sigortalısı olarak re’sen kayıt ve tescilinin yapıldığı, Tarım Kredi Kooperatifi kaydı, , Ziraat Odası kaydının bulunmadığı, 1995 yılında kadastrodan adına kayıtlı zirai arazisinin olduğu, 10.04.1979 tarihinde başlayan ve 12.12.1988 tarihine kadar devam eden Emekli Sandığı kapsamında ayrıca 1993-2005 yılları arasında kısa süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının olduğu, 12.06.2006 tarihinde 16.200,00 YTL prim ödediği, 27.06.2006 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması amacı ile Kuruma başvurduğu, 07.06.2007 tarihli … hizmet döküm cetvelinde davacının 20 yıl 1 ay 23 gün tarım … sigortalı hizmetinin ve 1.503,32 YTL prim borcunun gösterildiği, davalı kurumca 07.08.2007 tarihli yazı ile tescil tarihinden itibaren devam eden Emekli Sandığı kapsamında çalışmasının gerekçe gösterilerek tescil tarihi itibariyle tarım … sigortalılığına son verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 2926 Sayılı Yasanın 2,6 ve 9.maddeleridir. Anılan Yasanın 2.maddesi uyarınca “… (diğer) sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmayan tarımsal faaliyette bulunan kimseler … (sair koşulların da varlığı halinde) Tarım … sigortalısı sayılırlar.” Öte yandan sigortalılığın sona ermesini düzenleyen Yasanın 6.maddesinde ise bu gibilerin diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışmaları halinde çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona ereceği öngörülmüştür.
Ancak belirtmek gerekirse, anılan yasanın 5.maddesinde yerini bulduğu üzere, sigortalılığın zorunlu oluşu ve kapsama dahil bulunmak koşuluyla sigortalı olmak hak ve yükümünden vazgeçilemeyeceği gibi kaçınılamayacağı olgusu, Yasanın 9.maddesinde yer alan Kurumun resen tescil yükümü ile birlikte gözetildiğinde, Davacının Emekli Sandığına tabi çalışmalarının bitiminde tekrar 2926 Sayılı Yasa çerçevesinde tarımsal faaliyetlerine yeniden başlayarak devam etmesi halinde, davalı …’un, sonradan gerçekleşen bu tarımsal faaliyete değer vermesi zorunludur. Ayrıca tarım … sigortalılığın devamı sonrasında kısa süreli başka sosyal güvenlik kuruluşlarına ait zorunlu sigortaya tabi çalışmaların bulunması halinde, tarımsal faaliyetin devam ettiğine ilişkin kayıt, belge ve delillerin bulunması da gözetilerek, tarım sigortalılığı devam ettirme iradesinin kaybolmadığı dolayısıyle kısa süreli çalışmalar haricinde Tarım … sigortalılığının devam ettiği kabul edilir.
. Somut olayda Köy bekçisi olarak Emekli sandığı kapsamında çalışması bulunan davacıyı çalışma devam ederken re’sen l.5.l987 tarihinde tarım … sigortalı olarak tescil eden davalı Kurum’un Sosyal Güvenlik Sisteminde çifte sigortalılığa cevaz verilmediğinden ve önceden başlayıp devam eden sigortalılığa değer verileceğinden davacının tarım … sigortalılığını tescil tarihi itibariyle iptal etmesi doğrudur. Ne var ki; Emekli sandığı kapsamında çalışmanın sona erdiği 12.12.1988 tarihinden itibaren makul sürede tarım … sigortalılığının iptal edilerek gerekli bildirimin davacıya yapılması gerekir. Bu takdirde tarımsal faaliyetine devam eden davacı kuruma vakit geçirmeden gerekli başvuruyu yaparak yeniden tescil işlemini yaptıracak ve sosyal güvenlik hakkından mahrum kalmayacaktır.
Davacının 12.06.2006 tarihinde yapmış olduğu 16.200,00 YTL lik prim ödemesini kabul edip, 20 yıl 1 ay 23 gün sigortalı olduğu bildirildikten sonra emeklilik isteminde bulunması üzerine 1988 yılında sona eren Emekli sandığına tabi çalışmaları gerekçe gösterilerek tescil tarihinden itibaren … sigortalılığının sona erdiren davalı kurum kendi kusurlu davranışı sonucu davacının telafisi mümkün olmayacak şekilde sosyal güvenlik hakkından mahrum kalmasına neden olmuştur. Mahkemece MK 2 maddesindeki iyi niyet kuralları da dikkate alınarak davacının tarım … sigortalılık tescil tarihinin Emekli sandığı kapsamında çalışmasının sona erdiği tarihi takip eden ay başı olarak kabul edilip, çakışan kısa süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları da dışlanarak tespit kararı verilmesi gerekir. Ayrıca davacı 1479 sayılı Yasa’nın geçici 10/2-a maddesi gereğince tahsis talep tarihi itibariyle Emekli Sandığı kapsamında 9 yıl 8 ay 2 gün ve 2926 sayılı Yasa ile 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmaları ile l7 yıl 5 ay 26 gün olmak üzere toplam 27 yıl,l ay 28 gün hizmeti bulunduğundan 25 yılık sigortalılık süresini doldurmuş ve tespit edilen sürelere ait prim borçlarını 12.06.2006 tarihinde ödemiş olması nedeni ile tam yaşlılık aylığı şartları oluşmuştur. Bu nedenle tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken, prim ödemesi dikkate alınarak sigortalılığın 01.07.2006 tarihinden itibaren başlatılmış olması ve yaşlılık aylığı talebinin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerden dolayı hüküm fıkrasının birinci bendinin tamamen silinerek yerine “1-Davanın Kısmen Kabulü ile, davacının 01.01.1989 tarihinden tahsis talep tarihi olan 27.06.2006 tarihine kadar çakışan kısa süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları dışında 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tespitine 01.07.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve birikmiş yaşlılık aylıklarının her bir aylığın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumca ödenmesi gerektiğinin tesbitine, fazla istemin reddine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 09.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.