YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4785
KARAR NO : 2008/3957
KARAR TARİHİ : 11.03.2008
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 4.10.2004 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, konusuz kalan davada karar vermeye yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı SSK’nun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacının temyiz itirazına gelince; Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde ,yaralanmasına neden olan olayın iş kazası olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece.delillerin toplanmasından sonra davalı SSK’nun olayı iş kazası sayması üzerine konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
506 sayılı Yasa’nın 27.maddesinde işverenin iş kazasını o yer zabıtasına ve kuruma en geç 2gün içinde yazı ile bildirmekle yükümlü olduğu halde bu yükümlülüğü yerine getirmediği ,kuruma davacının başvurduğu, davalı kurumun ise davacının 01.07.2005 tarihli başvurusunu 16.02.2007 tarihinde olayın iş kazası olduğu tesbiti yaparak soruşturmayı 1 yıl 7,5 ay sonra sonuçlandırıldığı görülmektedir.
SSK tarafından yapılan tahkikat sonucunda işverenin dava dışı …olduğu ve işyerinin davalı Kurumca …adına 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davalı …’un içkili lokanta olan işyerinin mesul müdürü (işveren vekili), davalı …’ın sigorta müfettişine verdiği imzalı beyanından da işyerinde klavye çalma karşılığında işyerine ortak olduğu anlaşılmaktadır.
Aradan geçen yaklaşık 1 yıl 7,5 aylık süre makul sayılamayacağından, davanın açılmasına davalıların neden olduğu anlaşılmakla, mahkemece yargılama giderinin davalılardan tahsiline ve bu arada davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, aksi yönde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümünün silinerek yerine ;
“1-Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
2- Alınması gereken 13.10YTL ilam harcından peşin alınan 12.20 YTL harcın düşümüyle kalan 1.00YTL harcın davalı SSK harctan muaf olduğundan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan peşin, başvuru ve vekalet harcı toplamı 26.50YTL yargılama giderinin SSK dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan toplam 23.50 YTL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 450.00YTL avukatlık ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davanın açılmasına neden olan davalılar yararına avukatlık ücreti hükmedilmesine yer olmadığına’’rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün değiştirilmiş bu hali ile ONANMASINA aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,11.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.