Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/7160 E. 2009/5297 K. 09.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7160
KARAR NO : 2009/5297
KARAR TARİHİ : 09.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, murisi …’ın ölüm tarihini takip eden ilk aybaşından geçerli olmak üzere ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine, bu talebinin kabul görmemesi halinde askerlik prim borçlanmasının yapıldığı ve paranın yatırıldığı tarih itibariyle ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 1.693,00.YTL askerlik borçlanma tutarını kuruma iade tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödediği tarihi takip eden aybaşından itibaren davacıya ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde, mahkeme kararında taraflara yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası, kararın esası olup, açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulamaz. Davanın açıldığı tarihteki duruma göre hüküm fıkrasında, asıl talep ile yardımcı talepler hakkında, şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde, açık olarak karar verilmelidir.
Hüküm, davanın açıldığı tarihteki maddi ve hukuki duruma göre verileceğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na göre, ileriye dönük olarak ve şarta bağlı biçimde karar tesis edilmesi mümkün değildir.
Yapılacak iş, davacının murisine ait askerlik borçlanma bedeli miktarının davalı Kurumdan sorularak, Kurum tarafından bildirilecek borçlanma bedeli miktarını ödemesi için davacıya mehil vermek, davacının askerlik borçlanma bedelini yatırması halinde, askerlik borçlanma bedelinin Kuruma yatırılış tarihini takip eden aybaşından itibaren davacıya ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi halde yani, verilen mehil içinde askerlik borçlanma bedelinin yatırılmaması halinde ise, davanın reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde şarta bağlı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.