Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/7409 E. 2009/5225 K. 07.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7409
KARAR NO : 2009/5225
KARAR TARİHİ : 07.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 20.4.1982 dava tarihleri arası hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 20.04.1982 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı vekilinin 09.04.2007 tarihli duruşmada vekillikten çekildiğini açıklayıp tebligat masrafını yatırarak durumun asile tebliğini istediği, durumun davacı asile HUMK 409/1. madde ihtaratlı olarak 30.04.2007 tarihinde imzasına tebliğ edildiği, 11.06.2007 tarihli duruşmada asile tebligaTın yapıldığı ve mazeretsiz gelmediği zapta geçilerek davalı Kurum vekilinin de davayı takip etmek istemediklerini belirttiği, mahkemece davanın hizmet tespiti davası olduğu belirtilip Cumhuriyet Savcılığı suçüstü ödeneğinden masrafları karşılanmak suretiyle yargılamaya devam edildiği, 24.9.2007 tarihli duruşmada ise Kurum vekilinin mahkemece resen devam edilen davaya kendilerinin de devam edeceğini belirttiği ve mahkemece yargılamanın devam ettirilerek sonuçlandırıldığı görülmektedir.
Hukuk davalarında duruşmaya gelmemenin yaptırımı, dava dosyasının işlemden kaldırılması (HUMK. m.409) veya yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilmesidir (HUMK.m.213, 377).
Öncelikle iki taraf da mazeretsiz duruşmaya gelmezse, dava dosyası işlemden kaldırılır. Taraflardan yalnız biri duruşmaya gelir, diğer taraf gelmez ve gelen taraf davayı takip etmeyeceğini bildirirse, dava dosyası yine işlemden kaldırılır (HUMK. m.409). İkinci olarak, taraflardan yalnız biri duruşmaya gelir ve davayı takip edeceğini bildirirse, davaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir.
HUMK’nun 409/3 maddesi gereğince bu şekilde işlemden kaldırılan dosya üç ay daha derdest olmaya devam eder. İlk bir ay içinde dava harç yatırılmaksızın, sonraki iki ay içinde harç yatırılarak tarafların birinin başvurusu ile yenilenebilir.
Kanunun açık ifadesi karşısında taraflardan her birinin yenileme talebinde bulunabileceği konusunda bir duraksamanın bulunmaması gerekir.
Gerek kanunda, gerek öğretide ve uygulamada davanın yenilenmesi için; taraflardan birinin dilekçe ile; bir ay içinde harç yatırmadan, sonraki iki ay içinde harç yatırarak toplam üç ay içinde mahkemeye başvurup, davetiye masrafını yatırması dışında herhangi başka bir koşul öngörülmemiştir.
Bununla birlikte, mahkemeden yapılan her talepte olduğu gibi, yenilenme talebinde bulunulabilmesi için, hukuki yararın bulunması bir zorunluluktur (Y.H.G.K.’nun 21.03.2007 gün 2007/8-161 Esas ve 2007/155 Karar sayılı ilamı).
İkiden fazla takipsiz bırakılan yada üç ay içerisinde yenilenmeyen dosyaya uygulanması gereken prosedür (müeyyide) yine HUMK.nun 409/5-son maddesinde açıklanmıştır. Böyle bir durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409.maddesi emredici bir hükümdür. Kanunlarda açıkça yazmadıkça (3402 sayılı Kadastro Kanunu m.29 ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu m.18) aksine uygulama yapılması yasal olarak olanaklı değildir.
İkinci olarak hizmet tespiti davalarının kamusal niteliğinin söz konusu olması nedeniyle HUMK.m.409/son hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerekir.
Hukukumuzda bir davanın konusu kamu düzeni ile ilgili olsa da, kanunda açıkça hâkimin kendiliğinden işi inceleyip sonuçlandırması gerektiği şeklinde bir kural öngörülmemiştir. Diğer bir deyişle bir davanın açılması ve davaya devam edebilmesi için tarafların katılımı gereklidir. Bu durumda HUMK. 409/son maddesinin “Hizmet Tespiti” davasında da uygulanması zorunludur (YHGK.’nun 04.02.1998 gün ve 1998/9-840 Esas, 1998/3 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda davanın, davacı tarafça mazeretsiz olarak takip edilmemesi ve üç ay içinde takip edeceğine dair veya yenilemeye yönelik bir başvurusunun olmaması ve davalı tarafından da 11.6.2007 tarihli duruşmada davayı takip etmek istemediğini belirtmesi karşısında HUMK.nun 409/5-son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde resen işin esasına girilerek sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı SGK vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalı Kurum’un öteki itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 07.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.