Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/8261 E. 2009/3911 K. 17.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8261
KARAR NO : 2009/3911
KARAR TARİHİ : 17.03.2009

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 12.973.45 YTL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.02.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi ve bırakılan gün de Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 21.07.2001 ve 01.05.2003 tarihlerinde meydana gelen iş kazalarında toplamda %12,17 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 21.06.2007 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak, davacının maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının maddi tazminatı ile (Temyiz edenin sıfatına göre) manevi tazminatının belirlenmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihi ile ilgili hataya düşüldüğü görülmektedir. Davacı vekili; 30.06.2004 tarihinde açılan davada, dava dilekçesind,e hüküm altına alınacak maddi ve manevi tazminat için dava tarihinden yasal faiz işletilmesi isteminde bulunmuştur. Maddi tazminat isteminin ıslah suretiyle artırılmasına ilişkin, 21.06.2007 tarihli dilekçede, ıslahen artırılan miktar bakımından faiz talebi olmakla birlikte faizin başlangıcına yönelik istem yoktur. Hal böyle olunca; Hüküm altına alınan tazminatlara işletilecek faizi, dava dilekçesindeki istemle ilgili olarak dava tarihinden, ıslahen artırılan bölüm için ise ıslah tarihinden başlatmak gerekirken, hüküm altına alınan tazminatların tümü için 01.05.2003 tarihinden itibaren faize karar verilmesi HUMK 74.Maddesindeki istemle bağlılık ilkesine aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci bendinde yazılı bulunan “ 9.973,45 YTL maddi tazminat ile 3.000,00 YTL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.05.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline davacıya verilmesine” sözcüklerinin silinerek yerine;
“Maddi tazminat isteminin tamamen, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile, 200,00-TL maddi ve 3.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 30.06 2004 tarihinden, 9.733,45-TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 21.06.2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 17.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.