Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/8382 E. 2009/5818 K. 27.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8382
KARAR NO : 2009/5818
KARAR TARİHİ : 27.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalı işveren nezdinde 1985 tarihinden itibaren çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların tüm,davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı 1985 yılından itibaren davalı işyerinde geçen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkeme,davacının 2001-2005 yılları arasında her yılın birinci dönemlerinde olmak üzere 60’şar gün süreyle davalı işyerinde çalıştığının tesbitine,davanın 2005 yılında açılması nedeniyle 2000 yılı öncesi çalışmalarının 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesiyle 2000 yılından önceki istemin ise reddine karar vermiştir.
Dosyadaki mevcut delillere göre davacının 1.12.1992 tarihinden önceki çalışmalarının ispat edilmemesi sebebiyle mahkemenin bu tarihten önceki istemin reddine ilişkin olarak karar verdiği doğrudur.Ancak 1.12.1992 tarihinden sonraki çalışmaların hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
506 sayılı Yasa’nın 79/10 maddesinde(5510 sayılı Yasa’nın 86/9.maddesi)Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilmeyen sigortalıların,çalışmalarını ispatlayabilmek için hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye dava açmaları gerektiği öngörülmüştür.Mevsimlik çalışmalardaki hak düşürücü süre mevsimlik çalışmanın sona erdiği yıl esas alınarak saptanır.Davanın açıldığı tarih esas alınarak beş yıl geriye gidilip bu tarihten önceki çalışmaların hak düşürücü süreye uğraması şeklinde bir uygulama Yasa’nın önüne ve Yargıtay içtihatlarına da aykırıdır.
Yukarıdaki açıklamalara göre davacının davalı işyerinden usulüne uygun olarak verilmiş 1.12.1992 tarihli giriş bildirgesi dikkate alındığında işin niteliğinin mevsimlik iş olması nedeniyle dava tarihine kadar hak düşürücü sürenin geçmeyeceği ortadadır.Öte yandan işe giriş bildirgesi işyerinden verilmiş diğer belgeler,bordro tanığı ile özellikle orman muhafaza ve ağaçlandırma memurunun beyanlarının birlikte değerlendirildiğinde,davacının 1993 yılından itibaren 2005 yılıda dahil her yıl birinci dönemlerde 60’şar gün mevsimlik olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemenin bu maddi ve hukuki olguları göz ardı ederek yazılı şekilde sonuca gitmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendi tümüyle silinerek yerine,
“1-Davanın kısmen kabulü ile davacının 1993-2005 yılları arasında her yılın birinci dönemlerinde 60’şar gün olmak üzere toplam 780 gün asgari ücretten davalı işyerinde çalıştığının tesbitine,”rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine 27.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.