Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/8414 E. 2009/5800 K. 27.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8414
KARAR NO : 2009/5800
KARAR TARİHİ : 27.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalı işveren nezdinde 3.12.1998-5.5.2004 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava,davacının davalı işveren nezdinde 3.12.1998-5.5.2004 tarihleri arasında hizmet akdi ile sürekli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç usule aykırıdır.
Gerçekten,davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işveren”Halk Sağlığı Labaratuvarı Derneği’nin ekli belgelerden anlaşıldığı üzere 1.6.2004 tarihli dernek genel kurulu kararı ile feshine ve tasfiyesine karar verildiği,davanın açıldığı 23.7.2004 tarihin de Dernek tüzel kişiliğinin bulunmadığı açıktır.Hizmet tespiti davalarında prim sorumlusu olarak işverenin davada yasal ve zorunlu hasım olması gerektiği kuralı karşısında dava tarihinde dahi taraf ehliyeti bulunmayan dernek hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Yapılacak iş;Davalı işveren derneğin tasfiyesine karar verildiği anlaşılmakla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.1.1999 gün ve E.1999/10-1,K:1999/1 sayılı kararındada açıklandığı gibi,mahkemece tüzel kişiliği sona eren derneğin tüzel kişiliğinin sona ermesine ilişkin kararın kaldırılarak,Derneğin ihyası için tasfiye memurlarına husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa H.M.U.K’nun 39 ve 40. maddeleri hükümleri uyarınca uygun bir önel verilmesi ve bu dava açıldığı takdirde alınacak sonuca göre bu davaya devam edebilme olanağı doğduğu takdirde tüzel kişiliğe tebliğat yapılarak davaya devam edilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde,davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre diğer temyiz itiirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 27.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.