Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/8547 E. 2009/5839 K. 27.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8547
KARAR NO : 2009/5839
KARAR TARİHİ : 27.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davalı SGK tarafından prim borcu nedeniyle yapılan icra takibi sonucu dava dışı Veb Ofset Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin kurucu ortağı olan davacının emekli maaşına konan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
Davacının, dava dışı (borçlu) Veb Ofset Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine 14.11.1996 tarihinde kurucu ortağı olduğu; kurulduğu tarihten itibaren anılan şirketin yöneticisi olduğu, SSK Gaziantep İl Müdürlüğü’nün, dava dışı Veb Ofset Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2001/8-9-10-11-12, 2002/1 dönemlerine ait prim borçlarından dolayı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde anılan borçlu şirket’e ödeme emri gönderdiği ve 2002/7501 esas sayılı dosya üzerinden takip başlattığı; bu takip sırasında, davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan almakta olduğu emekli maaşının 1/4’üne haciz konulduğu ve 2005 yılı ocak ayı itibari ile maaşından kesinti yapılarak kurum hesabına yatırıldığı, 2002/7501 esas sayılı takip dosyasında, ödeme emrinin tebliği ile ilgili tebligat parçası ve davacı adına düzenlenmiş ödeme emrinin bulunmadığı dosyadaki kayıt ve belgelerden anlaşılmaktadır..
506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesi hükmü gereğince, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, yasal süresi içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Anılan yasa maddesi gereğince, prim borçlarından ötürü borçlu şirketin üst düzey yöneticileri hakkında da aynı borç nedeniyle ödeme emri çıkartılması bu yasa gereğidir. 506 sayılı Yasa’nın 80.maddesinin çok açık ifadesi karşısında dava dışı borçlu şirketin üst düzey yöneticisi olan davacının şirket tüzelkişiliğiyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
506 sayılı Yasa’nın 121. maddesinin 1. fıkrası hükmü ” bu kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez” şeklinde iken 6.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Yasanın 17. maddesi ile ” nafaka borçları ” ibaresinden sonra gelmek üzere ” … ve bu kanunun 80. maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar “ibaresi eklenerek yapılan değişiklikle prim borçlarından dolayı da yaşlılık aylığına haciz konulacağı öngörülmüştür. Kurumun prim alacakları Amme Alacağı niteliğinde olup prim alacakları yönünden yapılan yasal düzenlemelerin kamu düzeniyle ilgili olduğundan 506 sayılı Kanunun 121. maddesinde 5198 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin görülmekte olan davalarda ve giderek dava konusu uyuşmazlıkta da uygulanması gerekir.
Haciz işleminin yapılabilmesi için 6183 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak yürütülen bir takip ve usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmesi gerekir. Bir başka ifade ile davacı hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunmalıdır.
Somut olayda, takibin 6183 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak yürütülüp yürütülmediği ve davacıya usulüne uygun olarak ödeme emri tebliği edildiği dosya içeriğinden anlaşılmamaktadır.
Yapılacak iş; 2002/7501 sayılı takip dosyası üzerinden davacı adına düzenlenmiş ödeme emrinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, ödeme emrinin tebliğ edilip davacı hakkındaki takip kesinleşmiş ise şimdiki gibi davanın reddine, aksi takdirde 6183 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak yürütülen bir takip ve usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmemiş olması nedeni ile yapılan haciz işlemi yasal olmadığından davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar vermekten ibarettir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.