Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/8565 E. 2009/6142 K. 30.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8565
KARAR NO : 2009/6142
KARAR TARİHİ : 30.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 7.3.2006 emeklilik talep tarihi itibariyle borçlu olmadığının ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, ödenmeyen yaşlılık aylıklarının ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, Kurumca ödediği 1.953,66-TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı kurumun temyizine gelince;
Dava, davacının 07.03.2006 tahsis talep tarihi itibariyle borçlu olmadığının ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbiti, dava tarihine kadar ödenmeyen yaşlılık aylıklarının ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile Kurumdan tahsili, 21.05.2007 tarihinde haklarını saklı tutarak Kuruma ödediği 1.953,66TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile, davacının 07.03.2006 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazanmadığı, 21.05.2007 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı yolundaki Kurum işlemi yerinde olduğundan Kurum işleminin iptali yönündeki istemin reddine,davacının fazla ödemesi 1.823,51 TL olarak belirlendiğinden bu miktara ödeme tarihi itibariyle yasal faiz uygulanarak davacıya ödenmesine,fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumun 18.05.2006 tarih ve 13380 sayılı yazısı ile davacının tahsis talep tarihi itibariyle 15 tam yıl sigortalılık süresini tamlamadığı için tahsis talebinin geçersiz sayıldığı,31.05.2006 tarihi itibariyle 190,00 TL prim borcunun bulunduğu, sigortalılığı devam ettiğinden aylık primlerini ödemeye devam etmesi gerektiğinin bildirildiği,yine Kurumun 17.04.2007 tarih ve 26639 sayılı yazısı ile davacının 07.03.2006 tarih ve 13380 sayılı tahsis talebinin, 31.03.2006 tarihi itibariyle 130,49TL prim borcu bulunduğu için Kurum tarafından geçersiz sayılarak reddedildiği, sigortalılığının devam ettirildiği ve prim borcunu ödeyip yeniden yazılı tahsis talebinde bulunmasının talep edildiği, bunun üzerine davacının ihtirazi kayıt ile prim borcunu ödeyerek 21.05.2007 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunduğu ve davacıya 01.06.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının prim borcunu ödemesi üzerine 21.05.2007 tarihli tahsis talebi kabul edilerek davacıya yaşlılık aylığı bağlandığına göre tahsis talep tarihine kadar olan prim borcunun tahsil edilmesi yerinde olduğundan fazla prim ödemesi olduğu gerekçesiyle davacıya ödeme yapılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 30.04.2009 gününde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davacı Tarım … üyesidir. 2006 yılında yaşlılık aylığı bağlanması için Kuruma başvurduğunda 130 TL.prim borcu bulunduğundan bahisle talebi kabul edilmemiştir.
130 TL. cüzi bir prim borcudur bu paranın bağlanacak ilk aylıktan mahsubu mümkündür. Kurum böyle davranmadığı gibi, sigortalının 2007 mayıs ayına kadarki primleri de davacıdan 1800 TL. olarak almış davacı bu parayı mecburen ve itirazi kayıtla yatırıp bu davada 130 TL. düşülerek iadesini talep etmiştir.
Davacı tarım …’lu olduğuna göre yaşlılık aylığı bağlanma talebi işi bırakma formu yerine geçer. 2006 yılındaki başvuru tarihi esas alındığında davacının süre yönünden bir eksikliği olmadığına ve 5 aylık prim alınması davacının yaşlılık aylığında davacı lehine bu avantaj sağlamadığına göre davacıdan tahsil edilen 5 aylık prim karşılığı 1800 TL.’nin davacıya iadesi ve tahsis tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken aksine çoğunluk görüşüne katılmadığımı saygıyla arz ederim. 30.04.2009