Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/906 E. 2008/8932 K. 10.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/906
KARAR NO : 2008/8932
KARAR TARİHİ : 10.06.2008

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve özellikle bu tür tazminat davaları ile Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmayan zararın tazmini amaçlandığından davacının gerçek zararından Sosyal Güvenlik Kurumunca davacıya bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihte yapılan artışlar gözetilerek hesaplanan en son peşin sermaye değerinin düşülerek karşılanmayan zararın tespit edilmesi gerekirken mahkemece davacıya aylık bağlanmasına ilişkin onay tarihindeki ilk peşin sermaye değerinin düşülmek suretiyle sonuca gidilmesi hatalı ise de davalı vekilince bu yön açıkça temyiz nedeni yapılmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece Olayın oluş şekli, kusur durumu, maluliyet derecesi tarafların mali ve içtimai durumları ile davacının olaydan duyduğu elem ve üzüntü dikkate alınarak hesaplanan maddi tazminattan B.K nun 43-44 maddesine göre taktiren % 10 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 22.808,42 YTL maddi tazminat ile , 10.000,00 YTL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının 27.12.2001 tarihinde davalı şirkete ait işyerindeki hizmet binasında asansör ile 2. kata çıkmak üzereyken asansörün aniden hareketlenmesi sonucunda ayağının sıkışarak yaralanıp % 10,1 oranında malul kaldığı zararın meydana gelmesinde, işverenin % 70, işçinin de % 30 oranındaki kusurlu davranışlarının etkili olduğu anlaşılmaktadır.
Maddi tazminat davalarının yasal dayanaklarından birini oluşturan B.K.’nun 43.Maddesi tazminatın belirlenmesinde, hakime, kimi görevler yanında, geniş bir takdir hakkı tanımıştır. Böylece gerçekçi ve adil bir sonuca ulaşmak amaçlanmıştır. Uygulamada, kabul edildiği üzere; maddi tazminat hesapları, bilinen bir takım veriler yanında, varsayımlara da yer vererek bir sonuca ulaşır. Gerçi, insan yaşamının kutsallığı, beden ve ruh sağlığının korunması ve bu alanda uğranılan zararların, hiç bir şekilde para ile karşılanmasının mümkün olmadığı düşünülebilirse de, hukuk sisteminin başka bir giderim yöntemi öngörmemiş olması karşısında, zorunlu bu tür bir hesaplama yoluyla, zarara uğrayanın tatmini sağlanmaya çalışılmaktadır.
İşte, hakim, bu tür davalarda, sonuca ulaşırken, hesaplamaya ilişkin, maddi unsurları, tarafların kusur durumlarını, sorumluluğa ilişkin temel hukuk ilke ve esasları yanında, tarafların, sosyal ve ekonomik koşullarını hep birden değerlendirmek zorundadır. Maddi tazminatın, hiç bir zaman zenginleştirme aracı olmadığı ve özendirici nitelik göstermemesi gereği göz ardı edilmemeli ve bu arada, sözü edilen tazminatın bir tarafın zararını karşılarken, diğer tarafın, ekonomik veya ticari hayattan silinmesini gerektirecek boyutlara ulaşması önlenmelidir. Bu nedenle, tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmalı, zararı ödemekle yükümlü işverenin iş hacmi, işletmesinin büyüklüğü, kaç işçi çalıştırdığı saptanmalı, tazminatın sonuçlarına katlanıp
katlanamayacağı yönünde ön bilgiler toplanmalıdır. Kısaca, tazminat belirlenirken bunun toplumda yaratacağı olumsuz durumlar göz ardı edilmemeli ve toplumsal denge ve çıkarlar da korunmalıdır. Bu durumda hakim toplayacağı kanıtlar sonucu gerektiğinde B.K’nun 43.maddesinin kendisine verdiği yetkiyi kullanmak suretiyle, hakkaniyete uygun indirim yoluna gitmeli ve tazminat belirlenmenin gerçekçi niteliğini ortaya koymalıdır.
Somut olayda tarafların hal ve mevkiine, işverenin %70 oranında kusurlu bulunmasına ve hüküm altına alınan tazminatın ödenmesi halinde işverenin müzayakaya düşmeyeceğinin anlaşılmasına göre, dava konusu olayda Borçlar Kanununun 43. maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin anılan maddeye dayanılarak tazminattan indirim yapılması isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1- Davacının karşılanmayan (44.990.86 YTL. – 17.683.35 YTL.) = 27.307,51 YTL. maddi zararı bulunduğunun kabulüyle taleple bağlı kalınarak 22.853,56 YTL maddi tazminat ve 10.000,00 YTL. manevi tazminatın 27.12.2001 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat isteminin reddine,
2-Kabul edilen ve reddedilen miktarlar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat için 2.485,36 YTL., manevi tazminat için 1.200,00 YTL. avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat için 1.200,00 YTL. avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 675,70 YTL. yargılama giderinden takdiren 360.00 YTL. sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Alınması gereken, 1.774,10 YTL. ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 849.00 YTL. nisbi harcın düşümüyle kalan 925,10 YTL. harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 849.00 YTL. nisbi harç ile 25,30 YTL. başvuru harcı olmak üzere toplam 874,30 YTL. harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 10.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi