Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/9062 E. 2009/6557 K. 07.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9062
KARAR NO : 2009/6557
KARAR TARİHİ : 07.05.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,yurt dışından emekli olduğu 1.7.2005 tarihinden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Davacının dava dilekçesinde aylığın yurt dışından emekli olduğu 1.7.2005 tarihinden bağlanmasını talep ettiği,mahkemece kısa kararda”davanın kabulüne”karar verildiği halde gerekçeli kararda aylığın talep tarihini takip eden aybaşı olan 1.7.2006 tarihinden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verildiğine göre davacının kararın tefkim tarihinden itibaren 8 günlük süre geçtikten sonra verdiği 5.5.2008 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilmeli ve tarafların temyiz istekleri incelenmelidir.
2-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine
3-Dava davacının 3201 sayılı Yasaya göre yaptığı yurt dışı borçlanmasına dayalı olarak, yurt dışından emekli olduğu 1.7.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacıya talep tarihini takip eden aybaşı olan 1.7.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde aylığın yurt dışından emekli olduğu 1.7.2005 tarihinden bağlanmasını talep ettiği,mahkemece kısa kararda”davanın kabulüne”karar verildiği halde gerekçeli kararda aylığın talep tarihini takip eden aybaşı olan 1.7.2006 tarihinden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verildiğine göre davacının kararın tefkim tarihinden itibaren 8 günlük süre geçtikten sonra verdiği 5.5.2008 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilmeli ve tarafların temyiz istekleri incelenmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 3201 sayılı yasaya göre 20.6.1976-7.7.1971 ve 1.11.1971-13.12.1992 tarihleri arasında yurt dışında geçen 6660 günlük hizmetini borçlanarak, borçlanma bedelini 16.2.1993 tarihinde Kuruma ödediği, ve aynı tarihli tahsis talebine göre de davacıya 1.3.1993 tarihinden yaşlılık aylığı bağlandığı ancak davacının 30.12.2001 tarihine kadar yurt dışında çalıştığı tespit edildiğinden aylığının Kurumca iptal edildiği, daha sonra davacı yurt dışından 1.7.2005 tarihinde emekli olduğunu bildirerek 29.6.2006 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunduğu ve yurt dışından emekli olduğu tarihten geçerli olmak üzere aylık bağlanmasını istediği, davacının 1.12.1990-31.5.2002 tarihleri arasında yurt dışında geçen sürleri de borçlanmak için verdiği 15.5.2006 tarihli başvuru dilekçesinde kesin dönüş tarihini 31.3.2006 olarak bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı .Yasa’nın 17/4/2008-5754 sayılı Yasa’nın 79 madde ile değişik 1. maddesinde, Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceği ve anılan yasanın 6. maddesinde de değerlendirilen bu sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için; a) Yurda kesin dönülmüş olması, b) Tahakkuk ettirilen borcunun tamamının ödenmiş olması, c) Borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması durumunda bu koşulları yerine getirenlere aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere bağlanacağı düzenlenmiştir.
Gerçekten, 3201 sayılı Yasa, yurt dışında çalışanların çalışma süreleri için döviz karşılığı borçlanma ve buna bağlı yaşlılık sigortasından yararlanma hakkı vermiş ve bu kişilerin, yurt dışındaki ülke sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında sosyal güvenliklerine gerek kalmaksızın Anayurt Türkiye’de sosyal güvenceye kavuşma hakkı tanımıştır.Somut olayda anılan yasa uyarınca; yaptığı borçlanma karşılığı tahsis talebinde bulunan davacının, yasada belirtilen “yurda dönüş” şartını gerçekleştirip gerçekleştirmediği araştırılmadan yurda kesin dönüş şartının gerçekleştiği kabul edilerek istemin kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının Türkiye’de ikamet ettiği adresi davacıdan sormak hangi tarihten beri bu adreste oturduğu ve adreste davacı dışında başka kayıtlı kimsenin bulunup bulunmadığına dair muhtarlıktaki kayıtlar getirtilerek ve bu konuda adres mahallinde zabıta aracılığı ile araştırma yaptırılarak , tahsis talebinden sonra ve davanın devam ettiği süreçte davacının yurt dışına çıkış ve yurda giriş yapıp yapmadığına ilişkin ilgili Emniyet Müdürlüğündeki belgeler ile davacının pasaport fotokopileri temin edilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının yurda kesin dönüş yapıp yapmadığı saptamak , kesin dönüş yapmış ise davacının kesilen ilk aylığının bağlanması için 4.2.1993 tarihinde talepte bulunduğu,aylık kesildikten sonra aylığın hakedildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması Kurumun görevi olduğu gözetilerek kesin dönüş tarihi araştırılarak kesin dönüş tarihi yurtdışından emekli olduğu tarihten önce ise 1.7.2005 tarihinden,kesin dönüş tarihi bu tarihten sonraise kesin dönüş tarihini takip eden aybaşından aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar vermek gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 7.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.