YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9088
KARAR NO : 2009/6585
KARAR TARİHİ : 07.05.2009
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3.kişi) vekilince duruşmalı olarak istenmiş, bozma üzerine mahkemece ilamında belirtildiği şekilde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı 3.kişinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Uyuşmazlık, 3.Kişinin, İ.İ.K.’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı üzerine konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi doğrudur, ancak yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak, davalı alacaklı yararına avukatlık ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dava konusu menkul mallar 3. kişiye ait işyeri adresinde haczedilmiştir. Bu adresin (borçlu) ile ilişkisi yoktur. Ödeme emri borçluya haciz adresinde tebliğ edilmemiştir. Haciz yapılan işyeri, 3.kişi şirketin işyeri adresi olduğu gibi, borçlu şirketin takibin dayanağı olan ilamdaki adresi de haciz yapılan işyeri değildir. Öte yandan borçlu ve 3.Kişi şirketler arasında organik bağın bulunduğu saptanmamış ve 3.kişinin hacizli makinelere ilişkin olarak ibraz ettiği faturalardaki makineler ile hacizli makinelerin aynı olduğu ve faturaların da 3.Kişi şirketin kapanış tasdikleri bulunan defterlerinde kayıtlı olduğu yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlenmiştir. Bu durumda mülkiyet karinesi 3. kişi yararınadır. Yasal karinenin aksi davalı (alacaklı) yanca kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanabilir. Alacaklının bu yönde dinlettiği tanıkların anlatımları yeterli ve inandırıcı nitelikte değildir.
Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece, davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haksız olduğu tespit edilerek, o tarafın yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu olayda, davacı 3.kişi, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden başka bir anlatımla davacı dava açmakta haklı bulunduğundan, davacı aleyhine yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
O halde, davacı 3.kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı (3.kişiye) iadesine, 07.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.