YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9105
KARAR NO : 2008/13566
KARAR TARİHİ : 16.09.2008
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 181.206,86 YTL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmesi ve davalılardan … vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.Duruşma günü davalılardan ….. vekili Avukat ….. ile karşı taraf vekili Avukat ….. geldiler. Diğer davalı adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve özellikle davacıların pasif devre zararlarının asgari ücret yerine yaşlılık aylığı esas alınarak hesaplanması hatalı ise de, temyizin kapsamı ve temyiz nedenleri gözetildiğinde bu hususun bozma nedeni yapılamamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 04.08.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 24.12.2007 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak, davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacıların maddi ve manevi zararlarının belirlenmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki hüküm altına alınan maddi tazminat alacaklarına uygulanacak faizle ilgili hataya düşüldüğü görülmektedir. Maddi tazminat istemlerinin ıslah suretiyle artırılmasına ilişkin, 24.12.2007 tarihli dilekçede, ıslahen artırılan miktarlara yönelik olarak davacıların faiz istemi yoktur. Hal böyle olunca 01.09.2005 tarihli dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat miktarı ile sınırlı biçimde faize karar verilmek gerekirken, ıslahen artırılan miktarları da kapsar biçimde hüküm altına alınan maddi tazminat alacaklarının tümü için faize karar verilmesi HUMK 74.Maddesindeki istemle bağlılık ilkesine aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yazılı bulunan “Alacağa 04.08.2005 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine” sözcüklerinin silinerek yerine;
“ Davacılara yararına hüküm altına alınan manevi tazminatlar ile maddi tazminattan, davacı … bakımından 5.000,00YTL, Davacılar …, …ve… bakımından ayrı ayrı 2.000,00’er YTL maddi tazminata 04.08.2005 olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davalılardan … yararına takdir edilen 550.00 YTL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 16.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.