YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9214
KARAR NO : 2009/6647
KARAR TARİHİ : 11.05.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,21.10.1992 tarihinden itibaren … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı 21.10.1992 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkeme istemin reddine karar vermiştir.
Uyuşmazlık,davacının sigortalılığın 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18.maddesi gereğince 4.10.2000 tarihinden itibaren mi yoksa mevcut delillere göre 21.10.1992 tarihinden itibaren mi başlayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacının,deri giyim tamir ve dikim işi nedeniyle 27.5.1992 tarihinden vergi mükellefiyet kaydının,15.6.1992 tarihinden de oda kaydının başlayarak devam ettiği,Kurum’a başvurusu üzerine 21.10.1992 tarihli Bağ_Kur başvuru belgesinin düzenlendiği ve kendisine 0572 400 224 sayılı Bağ numarasının verildiği,davacının bu numara üzerinden 1992,1998,1999,2000,2001 ve 2002 yıllarında prim ödemelerinde bulunduğu Kurum’un bilgi işlem kayıtlarında bu numaraya rastlanılmadığının belirterek 15.6.1992 tarihinden başlangıcı kabul etmeyerek 24.3.2006 tarihli yazı ile yapılan ödemelerin iade edileceğini bildirdiği ve 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18.maddesi uyarınca sigortalılık niteliğini taşıdığı halde 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmadığı gerekçesi sigortalılığı 4.10.2000 tarihinden başlattığı dosyadaki yazı ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Başvuru belgesi,prim ödemeleri,prim makbuzlarını ve vergi ile oda kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacının … sigortalılığının 21.10.1992 tarihinden itibaren başlaması gerektiği ortadadır.Kurum başvurusu yapılmış,numara alınmış ve bu numaraya da primler yatırılmıştır.Davacının 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesinde belirtilen kayıtlarının bulunması ve kayıtların başlamasından kısa süre sonra Kuruma başvuruda bulunması da mevcut belgeleri teyit etmektedir.Deliller yok sayılarak,primler ve kayıtlar göz ardı edilerek Kurum kayıtlarında sicile rastlanılmadığı gerekçesi ve yetersiz bilirkişinin görüşleri doğrultusunda istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak istemin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.