YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9485
KARAR NO : 2009/6726
KARAR TARİHİ : 12.05.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 01.05.1980 tarihinde bir gün çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 01.05.1980 tarihinde 1 gün süreyle iş aktine dayalı olarak çalıştığının ve l.5.l980 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden SGK Başkanlığı ile birlikte husumetin yöneltildiği davalı işveren …’ın dava açılmazdan önce l9.ll.l990 tarihinde öldüğü, davanın 2l.5.2007 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bir günlük sürenin veya sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davalarında husumetin yalnızca … Başkanlığına yöneltilmesi yeterli olup işverenin davada taraf olarak gösterilmesine gerek olmadığı Dairemizin ve Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Öte yandan gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti ölümle sona erer.Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti olmayacağından kural olarak ölmüş olan kişiye karşı dava açılamaz ve dava tarihinde şahsiyeti sona ermiş olan kimsenin mirasçılarına tebligat yapılmak suretiyle davaya devam edilemez. Kural bu olmakla beraber Yargıtay ortaklığın giderilmesi davalarında, Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre açılmış olan davalarda, kadastro tespiti davalarında ve hizmet tespiti davalarında davalının dava açılmazdan önceki bir tarihte öldüğünün yargılama esnasında anlaşılması halinde bir istisna getirmiştir. Ölmüş bir kişiye karşı bu kişinin öldüğünü bilmeden yanlışlıkla dava açan kişiye yaptığı bu yanlışlığı düzeltme imkanı vererek bu davaların niteliği gereği menfaatler dengesine ve usul ekonomisine uygun şekilde davayı davalının mirasçılarına karşı devam ettirme yetkisi tanımıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık bir dava ile mahkeme önüne getirildikten sonra artık kamu yararı alanına girmiş demektir.Davanın çabuk, basit ve ucuz bir biçimde görülmesinde tarafların olduğu kadar toplumun (kamunun) da yararı vardır. Çabukluk, basitlik ve ucuzluk ilkesi bir Anayasa ilkesi haline getirilmiştir.Anayasanın 141/sonuncu fıkrası HUMK.’nun 77. maddesi gereğince hakim davayı mümkün olduğu kadar çabuk, düzenli ve en az masrafla sonuçlandırmakla yükümlüdür.
Davalı …’ın mirasçılarına tebligat yapılarak yargılamaya devam etmek ve davayı sonuçlandırmak mümkün iken ölü kişiye dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş olması da mahkemenin kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davaya SGK Başkanlığına karşı devam edilerek işin esası incelenip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.