YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10005
KARAR NO : 2010/10073
KARAR TARİHİ : 18.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının iş kazası sonucu hayati tehlike geçirecek ve 25 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı olayda davacının 2/8 oranında, davalı şirketin işçisi dava dışı Dursun Sarı’nın 6/8 oranında kusurlu olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 6.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000,00 TL’sına hükmedilmesi, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“Davacının davasının kısmen kabulü ile;
1-Davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeni ile reddine, alınması gereken 15.60 TL ret harcından davacı tarafından yatırılan 351.00 TL nispi harçtan tenzili ile Hazine’ye gelir kaydına, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 575.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
2-6.000,00 TL manevi tazminatın 09.01.2001 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 720,00 TL, avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 720,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Alınması gereken 324,00-TL. karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 335,40-TL. nisbi harçtan tenzili ile artan 11,40 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından peşin yatırılan 335,40-TL. nisbi harç ile 13,10-TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 348,50-TL. harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Kabul ve ret oranına göre davacı tarafından yapılan toplam 43,40-TL. yargılama giderinden taktiren 16,00-TL’sının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 18.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.