YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10336
KARAR NO : 2010/6701
KARAR TARİHİ : 10.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum işleminin iptaliyle, 08.09.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacının 10.06.1993-30.09.1993 tarihleri arasındaki 87 günlük 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu günler dışında, 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun ve 08.09.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 8/9/2004 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının ve başvuru tarihini takip eden 1/10/2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiginin tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak 22.01.1965-30.09.1993 tarihleri arasında farklı işyelerinde kesintili olarak çalışmalarının olduğu, 01.02.1990 de 506 sayılı sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının başladığı,10.06.1993 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışma nedeniyle sona erdiği,01.03.1991-30.06.1991 arasında 90 gün ve 10.06.1993-30.09.1993 tarihleri arasında 87 gün zorunlu sigortalı çalışma ile isteğe bağlı sigortalılık süresinin çakıştığı,davacının 1990/3-12. ay arası, 1991/1-11. ay arası, 1992/1 ve 8. aylarda, 1997/9 ve 12. aylarda, 1998/2,4. aylarda isteğe bağlı sigortalılık kolundan prim ödemeleri yaptığı, 1997 yılındaki prim ödemelerinin 1992/7. ay ile 1996/5. ay arası ile, 1997/1.ay-11. ay arası dönemlerine ilişkin prim borçları karşılığı ödendiği, 1998 yılındaki ödemelerinde 1998/1,2. ayların prim borçları için ödendiği, yatırılan primlerin davacıya iade edilmediği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 85. maddesinde; isteğe bağlı sigortalılığın yazılı talep ile başlayacağı, sigortalılık devam ederken başka bir Sosyal Güvenlik Kuruluşuna tabi olarak çalışmamak gerektiği, çalışmaya başlanılması halinde isteğe bağlı sigortalılığın sona ereceği, belirtilmiştir.
Somut olayda; 01.02.1990 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edilen davacının, 01.03.1991 tarihinde başlayan ve kuruma bildirilen çalışmaları sebebiyle bu tarihte isteğe bağlı sigortalılık koşullarını yitirdiği açıktır. Davacının zorunlu sigortalı çalışmalarının sona erdiği tarihten itibaren yeniden isteğe bağlı sigortalı olmak için yazılı başvuruda bulunmadığı gibi, düzenli prim ödemek suretiyle isteğe bağlı sigortalılığı devam ettirme iradesini de ortaya koymamıştır. Davacının isteğe bağlı sigortalılığın yasal olarak sona erdiği ve sigortalılık koşullarını taşımadığı 01.03.1991 tarihinden sonraki dönem için Kurum’un hatalı işlemleri ile geriye yönelik olarak primleri tahsil etmesinin sigortalı olmadığı süreler yönünden davacı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı ortadadır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2002/21-1062 Esas, 2002/1098 Karar ve 25.12.2002 günlü kararında da bu husus açıkça belirtilmiştir.
Yapılacak iş; davacının 01.02.1990-01.03.1991 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunu kabul etmek, 01.03.1991-08.04.2004 tarihleri arasına yönelik talep yönünden, davacının zorunlu sigortalı olduğu günleri dışlayarak, isteğe bağlı sigortalılık kolundan prim ödemesinde bulunduğu aylarda isteğe bağlı sigortalı olduğunu kabul etmek, zorunlu sigortalı ve isteğe bağlı sigortalı olduğu süreleri belirleyerek yaşlılık aylığı koşullarını yeniden değerlendirilip çıkacak sonuca göre hüküm kurmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.