Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/10346 E. 2010/6693 K. 10.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10346
KARAR NO : 2010/6693
KARAR TARİHİ : 10.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işveren nezdinde 28.6.1980-30.6.1980 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı işverene ait iş yerinde 28.06.1980-30.06.1980 tarihleri arasında sigortalı çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 28.06.1980 olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 28.06.1980 tarihinde Tarım Orman Bakanlığı unvanlı (2730) sicil nolu iş yerinde işe girdiğine dair imzalı bildirgenin 16.07.1980 tarihinde Kurum’a verildiği,davalı iş yerinde;1983 yılında çalışmasının olduğu,1980/2. dönem bordrolarının geldiği, bordrolarda davacının isminin bulunmadığı,fiili çalışmanın bordro tanıklarınca doğrulandığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kurum’a verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; mahkemece davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinin kamu kurumu niteliğinde resmi işyeri olduğu, davalı işveren tarafından davacının dava edilen tarihlerde çalıştığına dair kayıt belge ve bordro olmadığının bildirildiği,davacının da bu iş yerinde çalıştığına dair yazılı delil sunmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı işverence 28.06.1980 tarihinde davacının çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin düzenlendiği ve süresi içinde diğer davalı Kurum’a verildiği, fiili çalışmanın da 1980 yılı 2. dönem bordrosunda ismi bulunan bordro tanıklarınca doğrulandığı ortadadır. Hal böyle olunca, resmi belge niteliğindeki işe giriş bildirgesinin olması ve fiili çalışmanın bordro tanıklarınca doğrulanması karşısında davacının 29.06.1980 tarihinde davalı işverene ait işyerinde bir gün süreyle çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 28.06.1980 tarihi olduğunun kabul edilmesi gerekirken davanın tümden reddedilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davacının 29.06.1980 tarihinde davalı işverene ait işyerinde bir gün süreyle çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 28.06.1980 tarihi olduğunun tesbitine, fazla istemin reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.