YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10433
KARAR NO : 2009/13368
KARAR TARİHİ : 22.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi
Davacı,6.9.1998-14.5.2008 tarihleri arasında SSK sigortalılığı haricinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi esnaf … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, çakışan 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığı dışlanarak 06.09.1988 tarihinden itibaren zorunlu … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anayasa’nın 141. maddesinde vurgulandığı ve HUMK’nun 388 ve 389. maddelerinde de açıklandığı üzere, mahkeme kararları iddia, savunma ve tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, ihtilaflı konular hakkındaki delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıaların neler olduğu ve bunlardan çıkan sonuçlar ile hukuki sebepler gösterilerek gerekçeli biçimde yazılmalıdır.
Öte yandan, mahkeme kararlarındaki gerekçelerin hüküm fıkralarına uygun olması gerekir (Hukuk Genel Kurulu’nun 06.03.1963 gün ve E:1963/4-99, K:1963/37 Sayılı Kararı). Oysa, gerekçe ile hüküm fıkrasının aykırı olduğu, ayrıca gerekçenin yukarıda belirtilen unsurları da içermediği, temyize konu kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Gerçekten, hükmün gerekçesinde Mahkemece, “…sunulan bilirkişi raporunun tatminkar, bilimsel ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu…” gerekçesiyle hükme dayanak alındığı belirtildikten sonra önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığı …’da olduğundan davacının 02.02.1999-31.12.2001 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı hizmetlerinin iptal edilmesi gerektiği yönünde görüş bildiren bilirkişi raporunun aksine hüküm fıkrasında, “….1999/1.dönemi ila 2001/3.dönemi arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı hariç…” tutularak davacının 02.02.1999-31.12.2001 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı hizmetlerine geçerlilik tanınmıştır.
Öte yandan 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Bu durumda, gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki bu çelişkinin giderilmesi suretiyle bozma ilamına uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı …’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı …’nun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.